2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
125
Okunma
Biliyor musun?
Belki de ellerim yakışmadı ellerine…
Ya ben tutmayı beceremedim,
Ya da sen, benden önce
Tutanların izini silmedin.
Ya ben kendimi çok düşürdüm,
Ya da sen kendini çok yüksekte sandın…
Belki de mesele,
Ne senin yüksekliğindi
Ne benim düşüşüm;
Belki de biz
Aynı gökyüzüne bakıp
Farklı yıldızları sevmiş iki yabancıydık.
Ben, avuçlarında yuva arayan bir serçeydim,
Sen ise konaklamayı sevmeyen bir rüzgâr…
Ben kalmayı bildim,
Sen gitmeyi ezberlemişsin çoktan.
O yüzden her dokunuşum
Sende bir ağırlık,
Her susuşun
Bende bir çığlık oldu.
Biliyor musun?
Sevmenin de bir vakti varmış meğer,
Geç kalınca en doğru kalp bile
Yanlış insana çarparmış.
Ben seni tam zamanında sevdim,
Ama sen
Sevilmeye çoktan geç kalmışsın…
İçimde bir yer var hâlâ,
Adını anınca sızlayan;
Ama artık sızı bile terbiyeli,
Eskisi gibi bağırmıyor.
Çünkü öğrendim;
Bazı yaralar konuşarak değil,
Susarak iyileşir.
Ve ben artık
Ellerimi geri çektim senden…
Ne izini silmeye çalışıyorum,
Ne de iz bırakmaya.
Çünkü anladım ki
Zorla tutulan hiçbir el
Gerçekten tutulmuş sayılmaz.
Sen yine yükseklerde kal,
Bulutlara yakın, kalplere uzak…
Ben yere razıyım artık,
Ama sağlam basıyorum.
Düştüğüm yerden değil,
Anladığım yerden kalkıyorum.
Biliyor musun?
Belki de ilk defa
Kaybettiğim bir şey için
Kendimi eksik hissetmiyorum.
Çünkü sen giderken
Benden bir şey götürmedin…
Ben sadece
Sana ait olmayan bir yeri
Sana emanet ettiğimi fark ettim.
Ve şimdi…
Ellerim yine boş,
Ama bu kez
Kendime daha yakışıyor.
Kadir TURGUT
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.