3
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
123
Okunma
Yalnızım…
Ama öyle bir yalnızlık değil bu;
kalabalığın ortasında boğulmak gibi,
herkes konuşurken içimdeki sessizliğin çığlık atması gibi…
Yalnızım…
Birinin omzuna başımı koysam da geçmeyecek,
çünkü eksik olan bir insan değil artık,
eksik olan bizzat benim içimde kalan o parça…
Yalnızım…
Geceye anlattığım dertler sabaha ulaşmıyor,
uykularım yarım, hayallerim yaralı,
ve ben her sabah biraz daha kendimden eksiliyorum…
Yalnızım…
Ama kimse anlamaz,
çünkü ben gülmeyi öğrendim acının ortasında…
ve en çok da bu yüzden kimse görmedi içimdeki yıkımı…
Yalnızım…
Öyle bir yalnızlık ki bu,
yanımda biri olsa bile eksik hissediyorum,
çünkü kalbim birine değil…
artık hiçbir şeye ait değil…
Yalnızım…
Ve bu yalnızlık artık bir his değil,
içime yerleşmiş bir kader gibi…
Konuşsam kimse duymuyor,
sussam içimde kopan fırtınalar beni parça parça ediyor…
Ne anlatsam eksik,
ne yaşasam yarım…
Yalnızım…
Bir zamanlar “biz” dediğim yerde şimdi
kendi yankımı bile zor duyuyorum…
Gidenler sadece gitmedi,
içimdeki inancı da alıp götürdü…
Yalnızım…
Ve en acısı ne biliyor musun?
Artık kimseyi beklemiyorum…
Çünkü beklemek umut ister,
benim içimde o da çoktan öldü…
Yalnızım…
Kalbim yorgun,
ruhum suskun,
ve ben…
yaşarken eksilen bir hikâyenin son cümlesiyim artık…
Yalnızım…
Ama alıştım sanma…
İnsan acıya alışmaz,
sadece daha sessiz kanamayı öğrenir…
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.