2
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
17
Okunma
Hangi kapıyı çaldıysam yüzüme kapandı birer birer,
Sırtımda bin yıllık bir yük, ayaklarımda bitmeyen sefer.
Şu koca şehrin gürültüsü mü içimdeki bu fırtına, yoksa?
Gözlerimin feri sönmüş, her adımda biraz daha keder...
Yoruldum be usta, gerçekten yoruldum!
Vefasızın sofrasında lokma ararken ömrümü tükettim,
Dost dediğim ne varsa, hepsini birer birer kaybettim.
Kimine yüreğimi açtım, kimine soframdaki son ekmeği,
Herkes payını aldı da gitti, ben yine kendime yettim.
Kendi gölgemden bile kaçar oldum, inan ki yoruldum!
Hangi rüzgara tutunsam, savurdu beni uzaklara,
Hangi bahara inansam, kesti yolumu amansız kışlar.
Artık ne sözün tadı kaldı bende, ne de bir umudun ışığı,
Yüreğimde biriken bu sancı, sanki göğsümde koca taşlar...
Soluklanacak bir kuytu bulamadım, yoruldum!
Suskunluğum korkumdan değil, artık anlatacak bir şey kalmadı,
Giden gittiğiyle mutlu, kalanların yarası hiç sarılmadı.
Ömür dediğin bir sigara dumanı gibi savrulup giderken,
Şu yalan dünyanın cefası, bir gün olsun yakamı bırakmadı.
Kendi sessizliğimde boğuluyorum artık, yoruldum!
Yollar bitti usta, ama ben hala yürüyorum
mecalsizce,
Gözümde bir damla yaş kurumuş, kalmışım böyle sessizce.
Ne bir bekleyenim var artık, ne de gidecek bir adresim,
Vurmuşum kendimi yorgun akşamların o karanlık rahmine...
Yoruldum be hayat, senden de benden de...
Vallahi yoruldum!
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.