"akıl...sevecenlik...cesaret...bunlar insanın, dünyanın her yerinde kabul edilmiş üç manevi değerdir." (confucius)
TİLHABEŞLİ FİLOZOF
TİLHABEŞLİ FİLOZOF

Kuşatma

Yorum

Kuşatma

( 2 kişi )

2

Yorum

4

Beğeni

5,0

Puan

138

Okunma

Kuşatma

Kuşatma

Dur ey zaman
Bir an dur da yeryüzünün yüzüne bak!
Bu nasıl çağ ki utanç göklere kadar yükselmiş,
İnsan kendi kardeşinin çığlığına sağır olmuş.

Toprak ağır…
Mazlumların gözyaşıyla ıslanmış bu çağın bağrı.
Gökyüzü suskun; yıldızlar bile utangaç
Bu kirli manzarayı seyretmekten.

Ey insan!
Bir vakitler emaneti taşıyan sen değil miydin?
Adalet diye ayağa kalktığın günleri
Nasıl bu kadar kolay unuttun?

Bir düzen kuruldu dünyada —
Kibirden kuleler yükseldi ufuklara.
Zulüm saray kurdu, merhamet kapı dışı edildi.
Ve insanlık kendi gölgesinden korkar oldu.

Ama bilmezler…
Hesapların en büyüğü onların değil.
Planların en genişi onların değil.
Göğün ve yerin sahibinin kuşatması
Bütün tuzaklardan daha geniştir.

Ey iman taşıyan yürek!
Korkma bu gürültüden.
Korkma karanlığın kalabalığından.
Çünkü hak yolunda yürüyen bir avuç insan
Bazen bir çağın kaderini değiştirir.

Kenetlenin!
Bir elin parmakları gibi birleşin.
Ayrılık rüzgârına kapılan saf
Düşmanın en kolay avıdır.

Ama birlik olan yürekler
Bir dağ gibi durur fırtınanın karşısında.
Ve o dağ, imanla yükselmişse
Hiçbir tufan yıkamaz onu.

Ey gaflet uykusuna gömülen kalabalık!
Uyan artık!
Zulme sessiz kalmak
Zalimle aynı sofrada oturmaktır.

Bir çocuk ağlarken susan dil
Kendi insanlığını gömmüş demektir.
Bir mazlum ezilirken başını çeviren göz
Zincirin bir halkasıdır artık.

Ey dünya!
Terazin bozulmuş, ölçün şaşmış.
Ekin bozulmuş, nesil savrulmuş.
Vicdan sürgünde bir garip gibi dolaşıyor.

Ama unutma —
Karanlık ne kadar koyu olursa olsun
Bir kıvılcım yeter sabahı başlatmaya.

O kıvılcım bazen
Bir yüreğin duasıdır.
Bazen bir insanın dimdik duruşu.

Bir tek yürek imanla çarpsa
Ordular titrer.
Bir tek saf samimiyetle kurulsa
Tarih yeniden yazılır.

Çünkü zulmün saltanatı
Taş üzerine değil kum üzerine kuruludur.
Ve mazlumun duası
O kumu yerinden oynatan rüzgârdır.

Bir gün gelecek…
Zalimlerin kuleleri çatırdayacak.
Kibir sarayları birer birer çökecek.
Ve karanlığın hükmü
Sabahın ilk ışığında eriyecek.

O gün tarih diyecek ki:
“Bir avuç insan vardı;
Korkmadılar, eğilmediler, susmadılar.
Hak bildikleri yolda yürüdüler.”

Ve o yürüyüş
Bir çağın kaderini değiştirdi.

Ey insan!
Eğer bu çağın karanlığında yaşayacaksan
Bir mum gibi değil
Bir güneş gibi doğ!

Vicdanını kılıç yap,
Adaleti bayrak yap,
Merhameti yol yap kendine.

Çünkü yeryüzü yeniden dirilecekse
Bunu yapacak olan
Uyanmış insanın kalbidir.

Ve bil ki —
Hak uğruna yürüyenler
Asla yalnız değildir...

Erol Kekeç/09.03.2026/Sancaktepe/İST

Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Kuşatma Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Kuşatma şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kuşatma şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
10.3.2026 09:25:12
5 puan verdi
Bu şiir, modern dünyadaki adaletsizlik ve vicdansızlık karşısında uyanışı ve direnişi vurgulayan güçlü bir çağrı niteliğindedir. Karanlığın en koyu anında dahi bir inanç ve duruşla sabahın başlatılabileceğine dair umut ve birliğe olan inancı dile getirir ve bu etkileyici metin, bir şiirden öte; modern insanın vicdanına tutulmuş sert bir ayna ve toplumsal bir manifesto niteliği taşıyor. "Kuşatma" başlığı, hem zulmün dünyayı sarmasını hem de ilahi adaletin kaçınılmaz kuşatıcılığını simgeleyen çift katmanlı bir anlam sunuyor.
Şiir, zamanı durdurarak başlar; çünkü gidişatın hızı, insanın durup yeryüzünün yüzüne bakmasına engel olmaktadır. Utancın göklere yükselmesi ve insanın kardeşinin çığlığına sağırlaşması, günümüzün en büyük yarası olan "duyarsızlaşmayı" vurgular. Merhametin kapı dışı edildiği, kibir kulelerinin (güç ve sermaye odaklarının) yükseldiği bir dünya tasviri, insanlığın özünden ne kadar uzaklaştığını gösterir
"Emaneti taşıyan sen değil miydin?" sorusuyla, insanın varoluşsal kökenine ve adalet idealine bir atıf yapılır. Şiir, insanın sadece kendi hayatından değil, dünyanın adalet dengesinden de sorumlu olduğunu hatırlatır. Zulme karşı sessiz kalmayı, zalimle aynı sofrada oturmaya eşdeğer görerek; tarafsızlığın aslında gizli bir taraf tutma (zulmün yanında olma) hali olduğunu sert bir dille ifade eder.
Metnin en umut verici kısmı, niceliğin değil niteliğin önemli olduğudur. "Bir avuç insan", "bir tek yürek", "bir kıvılcım"... Bu imgeler, tarihin akışını değiştirenlerin kalabalıklar değil, iman ve samimiyetle kenetlenen azınlıklar olduğunu savunur. Zalimin saltanatının "kum üzerine" kurulu olduğu tespiti, zulmün doğası gereği kırılgan ve geçici olduğu, kalıcı olanın ise hakikat olduğu inancını pekiştirir.
Şiir, pasif bir bekleyişi reddeder. "Vicdanı kılıç, adaleti bayrak, merhameti yol" yapma çağrısı, manevi değerlerin somut birer mücadele aracına dönüşmesi gerektiğini söyler. İnsanın sadece bir "mum" (sadece çevresini aydınlatan) değil, bir "güneş" (her şeyi dönüştüren ve canlandıran) gibi doğması istenir.
Son kertede şiir, insanı yalnızlık hissinden kurtarır. Hesapların ve planların üstünde bir "Kuşatma" (İlahi irade) olduğu vurgusuyla, hak yolda yürüyenlerin manevi bir destekle korunduğu mesajını verir. Bu, direnme gücünü kaybetmek üzere olan birey için en büyük teselli kaynağıdır.
Özetle; bu metin bir yas değil, bir uyandırma servisidir. Okuyucuyu kendi konfor alanından çıkarıp, bir çocuğun ağlayışındaki sorumluluğu üstlenmeye ve parçalanmış safları birleştirmeye davet eder.
Kalemin daim olsun kutlarım eserini değerli kalemdaşım
AHMET ACAR
AHMET ACAR, @ahmetacar
9.3.2026 23:48:19
5 puan verdi
Ömrüne bereket tebrik ederim
Güzel bir şiir okudum.
Yürek sesiniz daima bol olsun
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL