(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bir isim üzerinden kimlik ve aidiyet sorgulaması yapılmış. Şair, kişisel olanı evrensel bir boyuta taşıyor. Sözcükler içten ve dokunaklı. Kutlarım, bu şiir güçlü bir kimlik ifadesi.
Kıymetli yol arkadaşım, İnsanın düşünce ve gönül iklimi birbirine yakın olan kalemlerle karşılaşması her zaman nasip olmuyor. Bazı sözler vardır, sadece okunmaz; insanın içinde bir yer bulur ve orada yaşamaya devam eder. Sizin satırlarınızda da o içten arayışın ve gönül sesinin izleri var. Belki de bu yüzden sözlerimiz zaman zaman aynı menzile yürüyormuş gibi geliyor. Gönül dünyası aynı ufka bakabilen insanların sohbeti de ayrı bir kıymet taşır. Yazdıklarınız bunu hissettirdi. Selam ve muhabbetle.
Kıymetli yol arkadaşım, İnsanın düşünce ve gönül iklimi birbirine yakın olan kalemlerle karşılaşması her zaman nasip olmuyor. Bazı sözler vardır, sadece okunmaz; insanın içinde bir yer bulur ve orada yaşamaya devam eder. Sizin satırlarınızda da o içten arayışın ve gönül sesinin izleri var. Belki de bu yüzden sözlerimiz zaman zaman aynı menzile yürüyormuş gibi geliyor. Gönül dünyası aynı ufka bakabilen insanların sohbeti de ayrı bir kıymet taşır. Yazdıklarınız bunu hissettirdi. Selam ve muhabbetle.
Bu şiir, klasik Türk şiirinin (özellikle divan ve âşık tarzı karışımı) duygusal yoğunluğunu taşıyan, aşk acısı, hasret, feleğin cilvesi ve ayrılık hüznü temalarını işleyen bir gazel.
Ancak: Can katmışsınız adeta Şair (Zülküf mahlasıyla), sevgilisinin yokluğunda feleğin zulmüne (cevrine) rağmen direniyor; geceleri onsuz karanlık, gözleri görmeyince ağrıyan bir âşık portresi çiziyor. Sevgili gönlün şeref konuğu iken artık yanında değil, bu yüzden cemâli hüzünle kaplanmış. Umursamazlığı yüzünden âşık sefil kalmış, aklı sevgilinin peşinde sürükleniyor. Geceler hüznü sarıyor, yıldızlar faili (suçluyu) soruyor, gariplik damgası vuruluyor. Eyvallah dedikçe çile artıyor, hayal önünden yürüyor. Hicran dayanma gücünü zorlarken, âşık kapıda dilenip “bu işin sonu ne?” diye soruyor. Yorum: Şiir baştan sona inatçı bir aşk acısını anlatıyor. Felek ve baht zalim, sevgili vefasız/uzak ama âşık yine de vazgeçmiyor; tam tersine bu acıya meydan okuyor (“inat” kelimesi hem feleğe hem âşığın direncine işaret ediyor). Geleneksel mazmunlar (gece-güneş, cemâl-hüzün, hayal-hicran, dilenme) yoğun kullanılmış; dil akıcı, musikîli ve duygusal derinlik taşıyor. Modern bir bakışla bakarsak: toksik bir aşkın pençesinde debelenen, ama bırakamayan bir ruhun çaresiz çırpınışı gibi okunabilir. Son dörtlükteki “bu işin sonunu soruyor” sorusu ise hem trajik hem umutsuz bir final hissi veriyor; sanki âşık kendi sonunu bile merak eder hale gelmiş. Hasret ve çileyle yoğrulmuş, içten gelen bir ağıt. Okurken insanı “Zülküf kim acaba?” diye merak ettiriyor; ifadesi şiire ayrı bir samimiyet katmış. Tebrik ederim.
Merhaba uyarınız için teşekkür ediyorum Evet uykuluyken bu tür güzel eserleri yorumlamamak lazım Zira öyle yanlışlıklara insan sebebiyet verebiliyor hoşgörü ile İyi geceler diliyorum.
Şiire ayırdığınız vakit ve yaptığınız değerlendirme için teşekkür ederim. Ancak küçük bir hususu hatırlatmak isterim. Şiirin altında “Zülküf” ifadesi için kısa bir açıklama bulunuyordu; orada zamanın sahibi anlamına işaret edilmiştir. Muhtemelen gözden kaçmış olabilir.
Şiirin merkezindeki mesele de aslında bir şahsı merak ettirmekten ziyade, zamanla konuşan bir gönül hâlini anlatmaktır. Bu yüzden “Zülküf kim?” sorusu, metinde biyografik bir kişiye değil, sembolik bir zamansal hitaba yöneliktir.
Yine de dikkatli okumanız ve yorumunuz için teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla.
Merhaba uyarınız için teşekkür ediyorum Evet uykuluyken bu tür güzel eserleri yorumlamamak lazım Zira öyle yanlışlıklara insan sebebiyet verebiliyor hoşgörü ile İyi geceler diliyorum.
Şiire ayırdığınız vakit ve yaptığınız değerlendirme için teşekkür ederim. Ancak küçük bir hususu hatırlatmak isterim. Şiirin altında “Zülküf” ifadesi için kısa bir açıklama bulunuyordu; orada zamanın sahibi anlamına işaret edilmiştir. Muhtemelen gözden kaçmış olabilir.
Şiirin merkezindeki mesele de aslında bir şahsı merak ettirmekten ziyade, zamanla konuşan bir gönül hâlini anlatmaktır. Bu yüzden “Zülküf kim?” sorusu, metinde biyografik bir kişiye değil, sembolik bir zamansal hitaba yöneliktir.
Yine de dikkatli okumanız ve yorumunuz için teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla.
Muhteşem bir şiir daha okumanın hazzını yaşamak harika bir duygu.Yürek sesiniz daim,ehli kaleminiz var olsun üstadım.Canı gönülden kutluyorum. Selam ve saygılarımla.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.