2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
99
Okunma
Bir menekşe gölgesinde adını anar kalbim,
Gece iner usul usul, büyür içimde derdim.
Rüzgâr eski bir türküdür, geçer sokaklardan,
Her esintide sen varsın o uzak diyarlardan.
Ay düşer pencereme, gölgen vurur duvarıma,
Sessizliğin dokunur en kırılgan yanlarıma.
Bir adım sesin olsa döner bütün mevsimler,
Bir gülüşün yeterdi, dirilirdi mevsimler.
Bir menekşe kokusunda seni aramak var ya,
Sanki rüzgârın içinde kaybolmuş bir sevda…
Geceler konuşurken yıldızlarla usulca,
Adını fısıldarım karanlığa bin defa.
Derler menekşe kokmaz, kokusu zor bulunur,
Ayhan o eşsiz kokuda izini arar durur.
Bilir ki hasretin yolu yokuş imkânsızdır,
Sevda dediğin şey zaten biraz uçurumdur.
Bir menekşe kokusunda izini arar gönlüm,
Rüzgâr adını söyler, titrer gece ve ömrüm.
Sessizliğin içinde bir ses gibi doğarsın,
Kalbimde ince ince çoğalan bir özlemsin.
Bir de hasretin var ya, ateş gibi içimde,
Sönmeyen bir kor gibi saklanır gecemde.
Ay düşer pencereme, seni sorar yıldızlar,
Adını fısıldarım, duyar belki rüzgârlar.
Bir menekşe kokusu savrulsa uzaklardan,
Bil ki kalbim sana yürür bütün yollardan.
Bir de sensiz kalmak var, söyle nasıl dayanayım,
Hasretinle yanarken yine sana yanayım.
Derler menekşe kokmaz, kokusu pek duyulmaz,
Ayhan yine o kokuda seni arar yılmaz.
Bilirim bulunmazsın rüzgârın getirdiği,
Ama hasret dediğin zaten biraz imkânsız.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.