14
Yorum
44
Beğeni
5,0
Puan
535
Okunma

Sönmeye razı olmayan, sevdayı kendi içinde müebbet bir yanışa dönüştüren bir ruhun itirafı...
Ah, şu buram buram yanık kokan yüreğim!
İçimde nazar edilmez bir ateş vardır,
Dumanı gönlümü yavaş yavaş sarar,
Sinsice beni boğar.
Ey sevgili...
Sayende damar yollarımı öğrendim
Kıvrımlarını her bir yanıyla tek tek bilirim.
Sanki kan yerine, sen dolanırsın canımda,
Hem de çok fena
acıta acıta...
İnsanın kendi etiyle, kalbi arasındaki sancının
Bu kadar büyük bir uçurum olduğunu bilmezdim.
Kalbim kırık, artık ne yapsam iflah olmaz.
Ne teselli bulur, ne de ferahlar.
Ben bu kadar sevmenin bedelini
Kendi içimde müebbet mahkumiyetle öderim.
Af yok, erteleme yok,
Bu sancı daimi bir sancıdır.
"Akşam olunca" ile başlayan bütün cümleler boş gelir bana,
Bu hâlim artık vakitle ölçülmez;
Çünkü, her anımı kuşatan bir hâle dönmüştür.
Güneş bas bas bağırsa da
İçimdeki karanlık hüzün onu bastırır.
Şayet bu hislerim elle tutulur olsaydı;
Çekip çıkarırdım onu yerinden!
Ama yine de atmaya kıyamazdım.
Bir hazine gibi saklardım.
Kamer görse kıskanır bu hâlimi...
İnsanın sevgiliye böyle tutulması...
Ne muazzam bir eriyiştir!
Bazen köz suyum akmasın diye
Semâya kaldırırım başımı...
O ki yağmur bulutlarına özenir,
Kin ile üzerime çöker gözlerim.
Boğazım düğümlenir, yutkunamam.
Tam "git artık aklımdan" derken,
Kendimi yine sana doğmuş buluyorum.
Canım nasıl yanar, tarif edemem;
Bu tanıdık bir ateş değildir,
Sönmek bilmez, dinmek bilmez...
Biliyor musun?
Bu his benden gözlerimi aldı,
Senden başka hiç bir şey göremem artık.
Ellerimi de aldı, dokunamam.
Ve ayaklarımı da...
Senden başka bir yere gidemem.
Ey sevgili...
Leyla benim kadar yandı mı bilmem ama
Ben âlem kadar yandım.
Zinhar artık istesem de sönemem.
Sönemem...
5.0
100% (24)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.