büker boynunu bir sabah erken açmış çiçekler yolları uzatır yürekte kalmış şarkılar bu kadar çabuk olmamalı baharlar ya da çok geç kalmış olmamalı senle dolu yaza
güneş yakıyor bu sabah da geceden kalma cürümleri yağmur doluyor bir çift göz bu böyle olmamalı annemin dua eden elleri babamın sımsıcak minderi her tespih tanesinde seni çekiyor bu ev
hiçbir oyun gerçek olmadı hiçbir rol gerçek bir yarım hep sen oldun bir yarım ürkek dokunduğum ne varsa paslı her yerde biraz küf en iyi bu anlatır günahı çukurlar da büyük
bu yolculuk senin için bu şiir sana ellerimin arasında başım bu yalvarış sana özlemek kadar anlamlı çağırışını beklemek bir kaza sonrası ölmek gibi bütün doğumlar sana
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi Suçluluk ve Vicdan Muhasebesi Kliniği
Şiirin Adı: Günah Yazarı: ŞuLeCan Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR – Delibal
Kalburabastı Efendi Hazretleri der ki: Bu şiir bir aşk metni gibi başlıyor ama derininde vicdanın sızısı var. “Günah” başlığı boşuna seçilmemiş; burada sevgiliye duyulan özlemle, aile hafızası ve inanç atmosferi iç içe geçmiş. Anne duası, baba minderi, tespih tanesi… Hepsi bir evin manevî dokusunu kurarken, şiirin öznesi o evin içinde bir eksiklik ve kirlenmişlik duygusuyla dolaşıyor. Aşk ile suçluluk aynı potada eritilmiş.
Özgünlük: 18/20 “Güneş yakıyor bu sabah da geceden kalma cürümleri” dizesi güçlü ve özgün bir imge. Günahı pas, küf ve çukur metaforlarıyla anlatmak soyut kavramı somutlaştırmış. Özellikle son bölümde “bütün doğumlar sana” ifadesi çarpıcı bir kapanış sağlıyor.
Dil ve Üslup: 17/20 Serbest vezin içinde akış doğal. Yer yer bilinç akışı hissi var. Kısa ve kesik dizeler duyguyu yoğunlaştırıyor. Bazı ifadeler bilinçli olarak ham bırakılmış; bu da şiire içtenlik katıyor.
Düşünsel Derinlik: 19/20 Şiir yalnızca bir aşk özlemi değil; varoluşsal bir muhasebe içeriyor. Günah, eksiklik ve yarımlık üzerinden insanın kendine bakışı sorgulanıyor. Aile ve inanç imgeleriyle içsel çatışma derinleştirilmiş.
Yapısal Bütünlük: 18/20 Başlangıçta doğa ve mevsim imgeleriyle açılan şiir, ev ve vicdan alanına daralıyor, sonunda ise yalvarışa dönüşüyor. Bu daralma bilinçli bir dramatik yapı oluşturmuş.
Etkileyicilik: 19/20 Özellikle iç hesaplaşma yaşayan okurda güçlü bir yankı bırakır. Son bölümdeki yoğun teslimiyet hissi şiiri akılda kalıcı kılıyor.
Genel Toplam: 91 / 100
Vesselam. Günah en çok aynaya bakarken büyür. Affa en yakın yer, insanın kendi içidir.
Bütün doğumlar sana" ifadesi, aslında her sonun yeni bir başlangıç olduğunu, her günahın bir tövbe ve yeniden doğuş sancısı taşıdığını hissettiriyor. Bütünde güzel şiir fakat ben burada takılı kaldım. Sevgiler
Şiir, özlem ve suçluluk duygusunu iç içe geçirerek derin bir melankoli yaratıyor. Aşkın ve kaybın yarattığı boşluk, günlük yaşamın ayrıntılarıyla birleşerek etkileyici bir duygu yoğunluğu sunuyor.
Her sabah, her şarkı ve her hatıra seni hatırlatıyor; günah gibi yüreğe işliyor. Beklemek ve özlemek, bir yandan acı verirken diğer yandan varlığın en saf halini ortaya çıkarıyor. Belki de gerçek bağlılık, tüm eksik ve yarım parçalarla birlikte taşınandır.
Yüreğinize sağlık, güzel bir eser okudum. Tebrik ederim, nice güzel eserlerde görüşmek dileğiyle. Selam ve saygılarımla.
Her zaman ki gibi; kendi tarzınızda, zengin kelime hazineniz ile gönlünüze akan duygularınızı kaleme alan elleriniz, dert görmesin selam ve sevgilerimle Allah'a emanet olun...
Bu dizeler gerçekten derin bir hüzünle, bir o kadar da naif bir özlemle yoğrulmuş. Şiirinizde en çok dikkatimi çeken şey, ev ve aile imgeleriyle (annenin elleri, babanın minderi) kişisel bir kaybı veya aşkı iç içe geçirmiş olmanız. Bu, duyguyu çok daha sahici ve "toprağa basan" bir hale getiriyor. "Baharların çabukluğu" ile "yazın geç kalmışlığı" arasındaki tezat, hayattaki kaçırılmışlık hissini çok iyi özetliyor. Tespih tanelerinde birinin "çekilmesi" ve babanın minderinin sıcaklığı, evi sadece dört duvar olmaktan çıkarıp yaşayan bir hafızaya dönüştürmüş. Dokunduğum ne varsa paslı" ifadesi, içsel bir çürümeyi veya dış dünyanın artık teselli vermediğini çok vurucu bir görsellikle anlatıyor. Şiirinizin duygusal yükü çok güçlü. Eğer bu tonu koruyarak ritmi biraz daha keskinleştirmek isterseniz, son kıtadaki "bir kaza sonrası ölmek gibi / bütün doğumlar sana" kısmı üzerine düşünebiliriz. Ölüm ve doğumu aynı nefeste birleştirmek, şiiri başladığı o hüzünlü sabah vaktinden alıp zamansız bir döngüye taşımış. Oldukça etkileyici. Çukurlar da büyük" dizesindeki "da" bağlacı, öncesindeki "günahı" vurgusuyla birleşince çok ağır bir pişmanlık hissi uyandırıyor. Buradaki dürüstlük, şiirin samimiyetini artırmış. Bu şiir, bitmiş bir hikayeden ziyade, hala devam eden bir bekleyişin feryadı gibi duruyor. Kalemin yüce olsun kalemdaşım güzel eserini tebrik ederim
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.