2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
106
Okunma
Eskiciyim ben, bir eskici. Eski şiirlerimi arıyorum arşivlerde. Eski doğallığını insanların ve kaybolan ne varsa.
kitaap
göğe asılmış
uzunca soy ağacım
henüz doğmamış yanlarımı
topluyor rüzgar
esiyorum
geldiğim iklime
her soluk
sonsuzluğun intiharı
kitap diye bağırıyor bir çocuk
alnıma yazılıyor
satır arası boşluklar
her duraktan bir harf
her yaştan bir rakam
budur belki hayat bulmacam
alnıma vuran ışık
fersiz
küvezden doğuyor
ölümler
balık
suda büyüttüğüm düşlerimi
balık sırtında yürüttüm
millerce
pullarına yazdım
aşk şiirlerimi
ustaca ezberledim
rolümü
karaya vurmasaydım
bir sabah
devam edecekti
suda hayat
unuttum
bütün su günlüklerimi
şimdi onlardan öğreniyorum
iyiliğin denizinde yüzmeyi
yeniden okumaya çalışıyorum
pullarında saklı
mektuplarımı
yaslı gözlerinde
sonsuzluk ağlıyor
ekmek
bu kitaba
paha biçilmez diyor çocuk
soy ağacımdan sallanan
yapraklar titriyor
doğmadan ölmüşüm
annem başımda
dualar ediyor
ekmek telaşında
üçer beşer sayfalar geçiyor
yüreğimi acıtıyor kitap
yazılmamış cümlelerin beşiğinde
göğün dalları sallıyor
umutlarımı
köklerinden emiyorum
yalnızlığımı
kitabı baştan okuyorum
sular hep dalgalı
bir köprüden geçmek gibi hayat
sıkıyorum yüreğimi
gıcırdıyor köprünün ipleri
aldırmadan üstünde
balık ekmek yiyorum
işte bütün
kitabın hikayesi
01 Ağustos 2012
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.