1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
39
Okunma
göğün t.aşkın kazanlarından bir yol bulup
camları tırmalayan yağmur her damlada
ruhumu ıslatıyor çığlığın
senin kadar bulutum senin kadar yoğunum
güneşli tepelerden karlarıma yansıyor ışığın
ben dört mevsim erimeyen dağlar gibiyim
soğukluğunu taşır mazinin tenindeki yorgun rüzgâr
kızıl batışlara sahne dünya gibi seyirciyim
üşümüşlüğüme ateş olur ufukta bekleyen hayaller
bir çocuk gülümsemesinde yarılır sancısı kimsesizliğin
bir yol bulup ben de t.aşmak isterim
gündüzü örten siyah geceyi
büründüğüm rüyadan uyanmak gibi hayat
her defasında aşka ödenmiş yüklü faturalar
bir felaklık yolu var varlığımı sağır eden çığlığın
her ezan sesinde dünyanın hamallığından kurtulup
delik ararım sonsuzluğa
birbirine benzemeyen hayatlar şehirler arası yolculuklar
kafa karışıklığına mazeret geceden kalma yıldızlar
ne kadar silsem aynayı izi kalır karanlığın
ben oyuna sonradan k.atılmış şaşkın bakışlı çocuk
yüzünde göğün kırmızılığı dizlerinde yaralar
ne kadar başa sarılsa değişmiyor oyunlar
bir uçtan bir uca derin atlayışlar
üzerine her basışta rengi atıyor sınırların
bir çocuk yalvarıyor ne olur
oyunu baştan alın
ben de
aranıza yeniden katılayım
çizgiler net burukluk derin
haydi
bir defalık alalım sesiyle
kırılıyor dalları sevgisizliğin
karları eriyor güneşle
hiç erimeyecek sandığımız tepelerin
Şule Meryem Canpolat Şimşek
27 Mayıs 2012
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.