Duygularınıza dikkat edin davranışlarınıza dönüşür, davranışlarınıza dikkat edin alışkanlıklarınıza dönüşür. mahatma ghandi
ŞuLeCannn
ŞuLeCannn
VİP ÜYE

Zikke

Yorum

Zikke

( 3 kişi )

3

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

77

Okunma

Zikke

Zikke


Kim kesti mavi okyanusla bağımı
Yüreğimi bir zincir gibi toprağa gömen kim

Sulardan aldığımdan beri
Soluksuz yüzüşlerimi
Kendi etrafımda dönüyorum
Nice zamandır sayısız tavaf
Kalbimi yıkıp yeniden yapıyorum

Bir zamanlar bozkırda yılkılarla dolaştık
Serseriydik ama güzel anlaştık
Ölümüne koşturduk sesimizle toprağı sarstık
Bir nefestik topyekun
Huu sesiyle birbirimize bağlandık

Öyle güzeldik öyle özgür
Aklı hür fikri hür
Nice bedelden sonra
Üstümüze yağan haklı bir gurur
Sonra unuttuk çivit mavisi göğü

Ve bir gün
emek emek toprağı

Kimimiz boynuna taktırdı zikkeyi
Bazımız yüreğine
Sevmek artık bir çengelli iğne oldu
Ve bir kısım ayaklarına istedi
Bağlanmak neydi yanlış anladık


Okyanuslar ağladı halimize
Rahimlerde taptaze ceninler
Ahh yılkılar
Tozuttular son kez
Orduları kalmayan şehirleri

Kırmızı badanalı toprağı
Kahveye boyayıp yeniden
Kışı birlikte atlatacaktık
Kerpiç duvarlar gibi
Döküldük

Kim kesti düşünceyle bağımızı
Aklımızı bu denli çelen kim

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

Zikke Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Zikke şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Zikke şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
HüznünŞairi
HüznünŞairi, @huznunsairi
2.3.2026 14:15:27
5 puan verdi
Yüreğinize sağlık hocam. Kaleminiz kavi, duygularınız daim olsun. Selam ve saygılarımla.
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
2.3.2026 12:19:44
Bu tür ve benzer öyküleri şiirleri okuyunca sanki bir kitap okumuş kadar ruhun dinleniyor ve çok mutlu oluyorum.
ve
Bu şiir (“Zikke” adlı eser), yoğun bir özgürlük kaybı, kökenlerden kopuş ve modern dünyanın dayattığı zincirlerle ruhun esareti temalarını işleyen güçlü, imgelerle dolu bir ağıt gibi duruyor. Şair, bireysel ve kolektif bir yitirişi, neredeyse mitolojik bir derinlikle anlatıyor.
İlk dizelerdeki soru (“Kim kesti mavi okyanusla bağımı / Yüreğimi bir zincir gibi toprağa gömen kim”) doğrudan bir suçlama ve yas içeriyor. Mavi okyanus burada sonsuzluk, özgürlük, derin bilinç ve belki de ruhun ana vatanını temsil ediyor. Bağının kesilmesi, insanın sudan (hayatın, ruhun, belki de ilksel özgürlüğün kaynağı) koparılıp toprağa (sınırlı, maddi, zincirli varlık alanına) mahkûm edilmesi demek. Bu, adeta bir sürgün hikâyesi: Ruh okyanustan alınmış, soluksuz yüzmeler başlamış ve kişi kendi etrafında dönüp duran bir dönence haline gelmiş. “Sayısız tavaf” ifadesi ise bu dönüşün kutsal bir çaresizlik olduğunu, kalbin sürekli yıkılıp yeniden yapılmasının bir tür kendi kendini onarma ritüeli haline geldiğini hissettiriyor.
Şiirin en dokunaklı bölümü, bozkır ve yılkılar kısmı. Yılkılar (vahşi atlar), özgürlüğün, serseriliğin, toplu coşkunun ve bir nefes gibi birleşmenin sembolü. “Huu sesiyle birbirimize bağlandık” dizesi, tasavvufi zikirle, kolektif coşkuyla, belki de Anadolu’nun bozkırında yankılanan o ilksel, pagan çağrışımlı birliği çağrıştırıyor. O dönem “öyle güzeldik öyle özgür” diyor şair; akıl ve fikir hür, bedel ödenmiş bir gurur var. Ama sonra unutuluyor “çivit mavisi göğü” — mavinin bir başka tonu, gökyüzüyle okyanusun birleştiği o saf, uçsuz bucaksız renk.
İkinci bölümde ise bağlanmanın nasıl yozlaştığı anlatılıyor: Zikkeyi (tesbih tanesi, dini simge) boyuna takanlar, yüreğe saplayanlar, ayaklara bağlayanlar… Hepsi aynı yanlış anlama: Sevmek artık bir çengelli iğne olmuş. Yani sevgi, özgür bir akış değil; tutsak eden, delen, zincirleyen bir şeye dönüşmüş. Bu, modern insanın bağlanma korkusu ile bağlanma ihtiyacı arasındaki trajik çelişkiyi çok acımasızca veriyor.
Son kısımda doğa bile ağlıyor: Okyanuslar ağladı halimize, rahimlerde taze ceninler, son kez tozutan yılkılar, orduları kalmayan şehirler… Kerpiç duvarlar gibi dökülüş. Kırmızı badanalı toprak, kahveye boyanmış kış; hepsi bir arada tutulacak, korunacak bir hayat varken, her şey dağılmış.
Şiir, baştan sona bir sorgulama ve yas şiiri. “Kim kesti” sorusuyla başlıyor, “kim çeldi düşünceyle bağımızı” ile bitiriyor. Asıl kesen, bağlayan, çelen belli değil aslında; belki zaman, belki toplum, belki kendi ellerimiz. Ama sonuç aynı: Özgür bir okyanustan, zincirli bir toprağa düşüş. Yılkıların vahşi nefesinden, zikkeyle boyun eğen bir kalabalığa geçiş.
Bu metin, hem bireysel bir iç hesaplaşma hem de kolektif bir kayıp bilinci taşıyor. Anadolu’nun bozkırından, okyanuslara uzanan o geniş ruhun, modern çağda nasıl daraldığını, nasıl “çengelli iğne”ye dönüştüğünü anlatan hüzünlü, öfkeli ve çok katmanlı bir ağıt. Okurken insanın boğazı düğümleniyor; çünkü hepimiz bir yerlerde o mavi bağı kestirenlerden ya da kesilenlerden biriyiz.
Ne kadar güzel yazılmış, ne kadar derinden yaralıyor. Ellerin dert görmesin şaire. Tebrik eder Selam ve Sevgi bırakıyorum sayfaya..
ŞuLeCannn
ŞuLeCannn, @sulecannn
2.3.2026 03:30:27
5 puan verdi
Zikke: Kazık.

Atların bağlandığı zincirin ucundaki sivri kazık .
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL