11
Yorum
20
Beğeni
5,0
Puan
197
Okunma

Neye yaslandıysa gönül bulamadı huzuru
Biri verilirken nimetin ömür eksildi bak hele
Eller duada, yürek garip, gözlerse bulutlu
Baharı gidiyorken hem de son hız tutulmaz
Güze değmişiz demek ki aynadaki bugünküyüz
Ufuklar neden pek soluk, zamana gem vurulmaz.
Şöyle bir baktım da eski fotoğraflara, dalmışım
Aradan geçen onca yılı yaşanmamış sanmışım
Oysa göz göze gelmedik miydi sevenlerle
Akıtmadık mıydı teri nice hengâmelerde
Ne baktığımız yerde varlar ne de sesleri çıkar
Her bakışımda o karelere ruhu sarandır efkâr.
Bir karelik resim midir bakiyesi yaşananların
Bir ağaç ise ömür dedikleri yaprakları soluyor
Ne düne geçiyor söz ne gün veriyor hazzı
Bir masal cümlesi gibi şu hayat anlayabilene
Her eksilenle yok oluyor doğanlarla ise var
Gidenlerin ardından baktıkça kanıyor anıların.
İsyanların bir karşılığı da yok, olmayacak da
Bir devir teslim nöbetini andırıyor tükenen an da
Asla dolmuyor elbette gidenlerin yeri, dolmayacak
Bir tutunuş ise doğan gün, yaşanabilseydi hem de apak.
Dünkü gibi hazları verecek midir doğan şafak?
Ağır ağır hakikatler netleşiyor kalplerde
Bir gün geçse de gamsız bahtta, yarınımız meçhulde
Bize izleri kalıyor yitirilen her anın
Birinde kazanım varsa yarımdır öteki yanın.
Ve bir vesvese almasın zihni, siler anın rengini
Hislerdeki hezeyan dağılır mı bilinmez de
Esse de şu bezgin bahta sorgusuzca bir rüzgâr
Muştularından alsa nasibi gün, yiten dünlere inat
Silinse karanlığı yüreklerin dağılan şu sislerle.
Meftunuyuz güzelin, kederler bize derstir
Gölge Ozanım der ki anıları der der biriktir
Kalıcı olan yok ki fanilik denilen bu cenderede
Bir güzel bakış kalsın, naif bir kaç da söz bizden
Her gelen baktı geçti, solan bu pencerede...
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (12)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.