Ey siz! Uzun bir zamandan beri Testosteron kıtlığı çekiyorsunuz Farkındayız
Ne yaparsanız yapın, ama Eksilişinizi gizlemeye Yetmiyor aklınız Biliyoruz
Sidik yarıştırma hevesinizın hız alması bu yüzden Bu yüzden Tehditler yağdırıyorsunuz dört bir yana Ve gözünüze ilişen her şey Sizin olsun istiyorsunuz Takipteyiz
Oyuncakla oynar gibi Silahlara sarılmanız Droneler uçurmanız İktidarsız kalışınızdandır Anlıyoruz
Hiçe saydığınız Dünya çocukları Tarihin eksenine Kaydecektir sizi Biliniz
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
bu bölüm var ya tam da içimden geçenleri satır satır kesiyor:
“oyuncakla oynar gibi silahlara sarılmanız droneler uçurmanız iktidarsız kalışınızdandır
anlıyoruz hiçe saydığınız dünya çocukları tarihin eksenine kaydedecektir sizi biliniz”
aynen böyle. epstein’den trump’a, netanyahu’ya ve daha nicesine kadar hepsinin canı cehenneme.
şairin o dizeleri geliyor yine aklıma:
“içinde yalan olmayan bir cümle söyle bana içinde amerika olmayan bir cümle söyle içinde zulüm olmayan bir cümle ihtiyacım var buna”
nasıl söyleyeceğiz Tüya nasıl? bir yerden sonra öfkeyi içimizde nasıl tutacağız? daha haziran 2025’te Shahid Beheshti Üniversitesi’nde görev yapan bir nükleer bilim insanını hedef aldıkları ve Parnia Abbasi'nin de canına kıydıkları o bombalı saldırıda anlamıştım: durmayacaklar. hiç durmayacaklar hem de.
Nietzsche, Böyle Buyurdu Zerdüşt’te “zalimlerin öteki dünyada yanmasının bu dünyada zulüm gören insanlara ne faydası olduğu hâlâ belli değil” der hani.
bu cennet dünyayı çöplüğe çevirenler başka bir cenneti ne arasın ne de beklesin. benim için cennet olmasa da olur olacaksa cehennem olsun.
yan gelip yatanların envai çeşit meyve yemiş yediği bu dünyada “haram” addedilen(!) şarapların içkilerin kadeh kadeh içildiği “cennette her erkeğe beş yüz huri, dört bin bakire kadın ve sekiz bin dul kadın verilecektir” safsatası üzerine hesapların yapıldığı, cennet gibi bir yerde dahi salt erkek hegemonyasına hizmet eden zavallı kadınların -bakire olanların çocuk yaşta olması da mümkün- “cariyeler” adı altında anıldığı (anaları da dahildir kesin o sayıya) o miskinliğin altın kafesi sıkar, boğar beni de seni de... biz, boş boş oturamayız orada çalışmak isteriz, yaradana bir iş başvuru dilekçesi yazar uzatırız hatta. yani cehennemin koridorlarında bir çalışan olmayı cennette miskin miskin yayılmaya yeğ tutarım şahsen; en azından zulmün mimarlarına, netanyahu gibi alçakların od’una biraz kütük taşır ara sıra da nefesimle harlarım ki hem ateşleri hem azapları büyüsün. böylece bir işe yaradığımı, katledilen sivillerin, mazlumların, o masum çocukların ahını yerde bırakmadığımı anlayabileyim.
durmayacaklar Tüya. mazlumların değil zulmün sahiplerinin yok edilmesi lazım.
Sevgili yüRekTen, Senin de çok güzel degindiğin gibi; kimsenin cehenneme ya da cennete gideceği yok. O söylemler, uyutma malzemesi, opium stratejisinde etkili olacağı için kullanılan mantradır etbette...
Paradoksal olan, sessiz kalmayı, "aptallığa" yoranlar var bu alemde. Halbu ki, kuduz köpekler havlayıp dururken, onların sesini bağırarak bastırmaya çalışmak, çölde balık avlamaya benzer bazen...
Neyse canım, herkes inandığı gibi yaşasın elbette; ama yeter ki, kendileri gibi düşünmeyen, yaşamayanların haklarını gasp etmesinler, özgürlüklerini kısmasınlar...
Seviyorum hüman bakışını, geniş perspektifini vetahlillerini.
Sevgili yüRekTen, Senin de çok güzel degindiğin gibi; kimsenin cehenneme ya da cennete gideceği yok. O söylemler, uyutma malzemesi, opium stratejisinde etkili olacağı için kullanılan mantradır etbette...
Paradoksal olan, sessiz kalmayı, "aptallığa" yoranlar var bu alemde. Halbu ki, kuduz köpekler havlayıp dururken, onların sesini bağırarak bastırmaya çalışmak, çölde balık avlamaya benzer bazen...
Neyse canım, herkes inandığı gibi yaşasın elbette; ama yeter ki, kendileri gibi düşünmeyen, yaşamayanların haklarını gasp etmesinler, özgürlüklerini kısmasınlar...
Seviyorum hüman bakışını, geniş perspektifini vetahlillerini.
Dünya bir narsistin öngörüsüyle yol alıyor. Tüm nasitler, bu arada kopacak kıyametten parsa yarışında. Kimbilir kaç kez dünya korkuyla soludu. Sonuncu mu? Hayır. Beyler yeriniz hazır.
Dünyayı bir oyun sahası, çocukları ise o oyunun figüranı sananlara karşı verilmiş çok güçlü bir cevap. Gücün silahta değil, yaşatma iradesinde olduğunu unutanların 'tarihin eksenine' nasıl kaydedileceğini hatırlatmak bir şairlik görevidir. Bu cesur ve sarsıcı duruşunuz için kaleminize sağlık. Bilinsin ki; takipteyiz."
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.