Şimdiye kadar hiç kimse taklit yoluyla büyüklüğe ulaşamamıştır. -- samuel johnson
Erdem Öztürk
Erdem Öztürk

bir

Yorum

bir

0

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

15

Okunma

bir

bugün yasın gömleğini ters giydim
dikişleri içime batıyor kimse görmüyor
mutfakta bir tabak çatladı senin adın çıktı içinden
su ısıtıcısı kaynarken içimdeki sessizlik soğuyor
perdeler güneşi değil hatıranı süzüyor
bir fotoğrafın köşesi kıvrıldı yıllar büküldü orada
ayakkabımın tabanı açıldı gidişlerin haritası gibi
komşunun televizyonu gülüyor duvarım utanıyor
balkondaki kül tablası sigarasız yine de dolu
içine söndürdüğüm cümleler yerleşiyor
geçer diye yazmışlar takvimin arkasına yalan
geçmek değil bu içimde yer değiştiren bir taş
taş dediğim sesin en ağır yerime düşmüş
sabahları çay kaşığı titriyor depremi ben sanıyorlar
ben sadece senin yokluğunu karıştırıyorum
sokak lambası yanınca gölgem çoğalıyor evim daralıyor
çekmeceden tek çorap çıkıyor eşi mezar taşı gibi kayıp
naftalin kokusu çocukluğuma sürülen küçük bir yalan
annemin tül perdesi aklımda rüzgarı bile nazik
benim rüzgarım kaba kapıları çarparak seviyor
kapı eşiğinde duruyorum içeriye de dışarıya da sığmıyor
eşiğin tozuna adımı yazıyorum siliniyor
bir bardağın dibinde telve kaldı fal değil karar
burada kal diyor telve buradan çıkma
oysa ben çıkmadan da gidiyorum her gece
rüyamda senin ceketinin cebinden yağmur yağıyor
yağmurun düğmeleri var iliklenmiyor
şehir temassız kart gibi dokundukça eksiliyorum
turnikeden geçerken kalbim yetersiz bakiye veriyor
bir kedi çöp poşetimi karıştırdı anılarım saçıldı
tek tek topladım hiçbiri eskisi kadar parlak değil
aynadaki çatlak yüzümü ikiye böldü ikisi de yetim
biri gülmeyi biliyor diğeri ağıtın dilini
ağıt dediğin dişlerim arasında saklanan pas
pas dediğin bekleyişin metal kokusu
postacı gelmiyor ama kapı deliği hep açık bir göz
o gözden içeri yalnızca rüzgar değil neden giriyor
nedenin cevabı yok ama ağırlığı var taşıyorum
yatak yorgan değil üstüme serilmiş bir akşam raporu
raporda hep aynı madde senin yokluğun onaylandı
yine de mumu yakıyorum alevi değil izini seviyorum
çünkü iz kalınca varlık biraz inandırıcı oluyor
yas içimde çalışan bozuk saat duruyor ama tikliyor
her tik adını bir çivi gibi duvara çakıyor
ve ben duvarın karşısında sessiz bir enkaz gibi duruyorum

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Bir Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Bir şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
bir şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL