1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
206
Okunma

Bir zulüm gelecekse bu topraklara
Tankla gelmez önce,
Tüfekle girmez kapıdan…
Önce “Bismillah” der,
Sonra boğazına çöker mazlumun...
Önce secdeye kapanır,
Sonra yetimin hakkına uzanır eli.
Önce “Allah” der,
Sonra Allah’tan utanmadan yalan söyler...
Kılıcı değil,
Duayı bileyleyenler var artık.
Kurşunu değil,
Ayetleri sivriltenler…
Bir toplumun kalbine en kolay giren yol
Cami kapısından geçer kardeşim,
En sağlam zincir
Tesbihle örülür bazen...
Emperyalizm gelir mi açık açık?
Gelmez!
Çünkü bilir:
Dışarıdan gelen tokat
İsyan doğurur...
O yüzden seni sana vurdurur,
Kardeşi kardeşe kırdırır,
Tekbiri baruta sürer,
Vicdanı susturur.
Der ki:
“Öldür ama sevap kazan.”
“Yak ama cennet al.”
“Çal ama cami yap.”
“Yalan söyle ama dava için.”
Bak, bak nasıl ustaca…
Haram, “hizmet” olur,
Hırsızlık, “himmet” olur,
Zulüm, “cihat” olur,
Kan, “şehadet” olur.
Cennet pazara düşer bir gün,
Tezgâhlarda satılır umut.
Fiyatı vicdanındır,
Bedeli aklındır...
“Gel” derler,
“Biraz aklını bırak,
Biraz sorgulamayı unut,
Biz senin yerine düşünürüz.”
İşte orada başlar esaret.
İnsan ölümden korkar,
Bilmediğinden korkar.
Sonrasını merak eder,
Hesabını düşünür.
Ve işte tam orada
Şeytan pazarlığa oturur seninle.
Gelmez ki boynuzla,
Gelmez ki ateşle…
Gelir vaazla,
Gelir sakalla,
Gelir cübbeyle.
“Ben öğüt veririm” der,
“Ben yol gösteririm” der.
“Ben seni kurtarırım” der.
Ama kurtardığı sensin sanırsın,
Oysa kendine asker toplar.
Hiçbir şeytan demez ki:
“Ben geldim sizi yakmaya.”
Der ki:
“Ben sizi cennete götürmeye geldim.”
Keklik öter,
Keklik yakalanır.
Aynı ses,
Aynı tuzak.
Bir toplum kendi sesine aldanır bazen,
Kendi duasıyla vurulur...
Ey iman eden!
Sana sesleniyorum!
İman, körlük değildir.
İman, aklı iptal etmek değildir.
İman, zalime biat etmek değildir...
Allah adını kullanan
Her ağız,
Allah’ın dili değildir!
Secdeden kalkan herkes
Adil değildir.
Sakal adalet ölçüsü değildir,
Cübbe vicdan kefili değildir.
Bak Kur’an ne der:
“Aldatıcılar sizi Allah’la aldatmasın.”
Demek ki olurmuş!
Demek ki mümkündür
Allah adıyla kandırılmak!
En ağır yalan budur işte,
En kalıcı esaret budur...
Çünkü başka yalan
Bir gün çöker.
Ama kutsal kılıflı yalan
Nesiller sürer.
Bir çocuk büyür,
Babadan kalma zulmü miras alır.
Bir anne ağlar,
“Ama dava” der, susar.
Bir şehir yanar,
“Takdir” derler.
Bir halk ölür,
“İmtihan” derler.
Oysa imtihan
Zulme karşı durmaktır!
Takdir
Hakkı savunmaktır!
Cihat
Masumu korumaktır,
Masumu öldürmek değil!
Ey kardeşim!
Sana cennet vadedenlerin
Dünyada ne yaptığına bak.
Yetimin cebine mi el uzatıyor,
Yoksa başını mı okşuyor?
Mazlumun yanında mı duruyor,
Yoksa sarayın kapısında mı bekliyor?
Sor!
Sorgula!
Korkma!
Allah sorgulayan kuldan kızmaz,
Zalim korkar!
Unutma:
Hakikat bağırmaz,
Reklam yapmaz,
Poster bastırmaz.
Hakikat sessizdir,
Ama derindir.
Din, vicdanla yaşanır,
Sloganla değil.
İman, merhametle ölçülür,
Nefretle değil.
Ve bil ki kardeşim:
Seni en çok seven
Sana en az vaat edendir.
Seni en çok kandıran
Sana en çok cennet satan...
Ben sana cennet satmıyorum,
Ben sana akıl öneriyorum.
Ben sana körlük değil,
Şahitlik çağrısı yapıyorum.
Ayağa kalk,
Vicdanını doğrult,
Kalbini temiz tut.
Ve sakın unutma:
Allah’a giden yol
Zalimlerin gölgesinden geçmez...
Erol Kekeç/11.02.2026/Sancaktepe/İST
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.