8
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
195
Okunma

Kar tanesi düşerken titriyor ellerim,
seni düşünmekten soğuğu bile unuttum.
Beyaz bir örtü gibi seriliyor içime,
ama altında sen varsın —
yeşilin en narin haliyle nefes alan kadın.
Gözlerin orman kadar derin, zümrüt yeşili,
ben karla yıkanmış bir çiçek gibiydim yanında,
dokunmaya korktum, eriyeceğimi sandım.
Oysa sen eğildin, saçların yaprak gibi döküldü omzuma,
avucuna aldın o titreyen beyazı,
ve dudaklarınla ısıttın:
“Erime, kal burada… benimle yeşillen, sevgilim.”
Beyaz güvercinim oldun sen,
kanatlarında tek bir zümrüt dalı taşıyorsun,
göğsüme konduğunda kalp atışlarım
karla karışık bahar yağmuru oluyor.
Her vuruşunda içimde filizleniyor bir özlem,
seni koklamak, teninin yeşil kokusunu solumak,
beyazımı senin yeşilinle sonsuza dek boyamak.
Beyaz lotus açıyor gecelerimde,
yeşil suların kucağında,
yansımanda sen duruyorsun —
saçların dalga dalga yeşil,
gülüşün kar tanesi gibi saf,
gözlerinle bakıyorsun bana,
ve lotus tamamen açılıyor,
sadece sana ait bir utangaç teslimiyetle.
Kar altında uyuyan çamlar gibi sarılıyoruz birbirimize,
dallarımda senin yeşil nefesin,
yapraklarında benim beyaz suskunluğum.
Sen bir kadın olarak oradasın,
tenin bahar gibi sıcak,
kalbin kar gibi temiz,
ve biz kalıyoruz:
birbirine sığınmış iki renk,
birbirine âşık iki mevsim,
senin kollarında eriyen ben,
benim göğsümde yeşeren sen.
Sen eridiğimde yeşile dönüyorsun,
ben yeşillendiğimde sana hasret kalıyorum.
Aşkımız tam da bu döngüde yaşıyor:
karın gözyaşıyla sulanan filiz sensin,
filizin sıcaklığıyla eriyen kar benim,
ve ortada kalan tek şey
senin adınla başlayan,
senin bakışınla biten
sonsuz, ıslak, titrek bir “biz”.
beyazım yeşile, yeşilim beyaza karışıyor,
ve dünya bir anlığına duruyor,
sadece bizim için
yumuşacık, narin, sonsuz bir bahar yağıyor…
seninle, senin içinde, sen/ben olarak.
Beyaz/Yeşil ve Yeşil/Beyaz yaşayalım.
Bedri Demirpençe
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.