3
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
131
Okunma
Ne gurbetteyin, ne de sılada
Yerim olmadı ve yoktur
Parsel parsel paylaşılmış şu Dünya’da
Gözüm yoktur; ne cehver de,
ne altın da ve pırlanta da …
Bunlar asılıdır zaten
İnsan olanın bedeninde ve ruhunda
Rüyalarımı süslemiyor hiçbir şey
Senin dışında
Mahir oldum gidiyorum
Ehlilerin yolunda
Ne gurbetteyim, ne de sılada
İçinde yaşadığım şehirler
Uzak kalıyor bana
İstediğim bir klübedir
Bir orman kenarında
Hem bahar da, hem yaz da
Sonbahar da ve kışta
Dost olurum kuşla kurtla
Börtü böcekle burada
Saat tutmam herhangi bir randuvuyu
Kaçırmamak namına
Uyanmak işterdim her sabah
Kuş cıvıltıların çığlıklarıyla
Toprağın nemli kokusuna doya doya
Usandım kentlerin pisliğinden
Birde içinde gezip
Gereksiz yere oksijenimi tüketenlerden
Biraz daha dolaşıp
Tüketim kültürüne katkıda bulunmak adına
Satın almak için kuyruklarda bekleyenlerden
Kütüphane yerine, kahve köşelerinde
Boş yere zaman öldürenlerden
Ne evim olsun, ne de barkım bu yüzden
Yeter ki dönsün çarkıp
Çalıp çırpmadan, kapıp kaçmadan
Uzak duruyorum bencil çıkarlardan
Sıla içimdir sığındığım
Dağlarda yankılansın sözüm
Yeter ki insan olarak kalsın özüm
H. Hüseyin ağlama
Kördür zaten benim iki gözüm
Kaybettiğim zaman durağında
Sosoyolog Hasan Hüseyin Arslan - Frankfurt am Main, den 26.02.2026
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.