3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
30
Okunma

1999 gölcük ve 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, sadece Türkiye’nin değil, dünya tarihinin en yıkıcı kara depremlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Bu olayı sadece bir "doğa olayı" olarak değil, toplumsal hafızamızda derin izler bırakan çok boyutlu bir dönüm noktası olarak değerlendirmek gerekir...
İşte bu büyük felaketin üzerimize bıraktığı depresyon yıllar geçsede unutulmayacak ....
Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde devasa bir enerji boşalımıydı...yoksa türkiye üzerine uygulana bir oyunmuydu..Peş peşe gelen iki büyük depremin (7.7 ve 7.6) yarattığı ivme, birçok bölgede yönetmeliklerin öngördüğü tasarım değerlerinin bile üzerine çıktı..
Bu durum, yer bilimciler için "yüzyılın felaketi" tanımının teknik karşılığıdır..Siyasi yönlerini hiç düşünmek bile istemiyorum vatandaş can derdine düşmüşken çadır satmallar en acı olanı da bu eylemi yapan kurumun başındaki kişiye tek bir soruşturma açılmayıp ceza yerine ödül verilmesiydi burada ayırt etmeden bütün siyasilerin suçu yokmuydu..muhalefetin yüzde yüz doğru olsa bile meclise verilen hiç bir önergesini kabul etmemek suçluya verilen ödül değilmiydi..
Deprem bir doğa olayından hala ders çıkarmayanlar suçlu değilmidir... Hala hiç bir denetim yapılmayıp afeti beklemek suç değilmidir...
Zemin etüdü yapılmamış alanlar, yetersiz malzeme kullanımı ve kaçak yapılar yıkımın ana sorumlusu değilmiydi..
Denetim Mekanizması: "Kağıt üzerindeki" denetimlerin hayati risk taşıdığı, yapı denetim sisteminin ne kadar kritik olduğu en acı şekilde görülmedimi..
6 Şubat, Türkiye’nin gördüğü en büyük sivil dayanışma hareketlerini başlatan kişilere soruşturma açılmadımı.. Ancak bu dayanışma ruhu, bölgedeki insanların yaşadığı derin kaybı ve ekonomik çöküşü tek başına telafi edemedi ve ben yaptım oldu zihniyeti hala devam etmiyormu.. Deprem bölgesindeki Şehirler için ne yapıldı...
Bu felaket bize şunu öğretti,vatandaşın derdini kimse anlamayıp varsa elin başını kaşımayı öğretti.. Depremle mücadele, deprem anında değil, depremden yıllar önce başlar. Siyasi ve ekonomik kaygıların ötesinde, bilimsel temelli bir zorunluluktur. Kentsel dönüşümü siyasi arenaya çevirmeyin nemalanmayı kaldırın.
Afet bilincinin bireylerde bir refleks haline gelmesi şarttır.
6 Şubat, bizler için sadece bir anma günü değil, "bir daha asla" demenin ve bilimin ışığında hareket etmenin sert bir hatırlatıcısıdır. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyoruz.
Belli bir bölgedeki güncel yeniden yapılanma süreci veya deprem güvenliği için alınabilecek bireysel önlemler hakkındaki önlemleri bir siyasetçi gelecek diye oralara makyaj yapmayın gerçekleri görsünlerki ne yapıp ne yapamadıklarını görsünler..
Tüm vatandaşlarımızın allah yardımcısı olsun.....
5.0
100% (3)