2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
134
Okunma
Ben sevmeyi, birinin yanında çoğalmak sanmadım hiçbir zaman,
ben sevmeyi; içimde eksilen yerleri bile sahiplenebilmek sandım.
Ayrılık bana yabancı değil,
çünkü her sevgi biraz gitmeyi öğretir insana,
ve ben gitmeyi değil,
kaldığım yerlerde nasıl hayatta kalacağımı öğrendim.
Topraktan koparken ses etmedim,
köklerim kanadı ama ben sustum.
Öğütüldüm, evet,
adım un oldu, geçmişim toz,
ama bilirim:
en çok ezilen şey,
en çok karışandır hayata.
Kendi susuzluğumla yoğruldum,
kimsenin suyuna muhtaç kalmadan.
Ellerimden çok yüreğim çalıştı bu işte;
kendimi kendime katarken
acıdan kaçmadım,
çünkü ben,
acıyla temas etmeden olgunlaşan hiçbir şeye inanmadım.
Mayalandım içimde,
kimse görmeden kabardı yalnızlığım.
Taştım bazen,
ama başkasına değil,
kendime.
Benim taşkınlığım bir çağrı değildi;
bir dayanma biçimiydi.
Yokluk beni yarım bırakmadı,
fazlalık yordu.
Çok olan her şey
benden bir parça aldı götürdü.
O yüzden ben
tekliği seçtim,
azlığı değil,
sahiciliği sevdim.
Hamur oldum ama şeklimi kimseye teslim etmedim,
tadım aşksa,
o aşk önce benden geçti.
Hangi fırında pişeceğimi sordum kendime:
bekleyişin harında mı,
vazgeçişin közü mü daha öğretici diye.
Ve anladım;
en iyi pişiren ateş,
kaçamadığımdı.
İçin için piştim,
dışım sakin, içim yangın.
Ben yanarken bağırmam,
küfretmem,
hesap sormam.
Ben yanarken
derinleşirim;
sessizliğim oradan gelir.
Geçtiğim her boğazda
kendimden bir iz bıraktım.
Yutuldum bazen,
bazen hazmedilemedim.
Ama her defasında
şunu bildim:
bir olmak güzeldi,
hiç olmak öğreticiydi.
Ben hiçliği düşman bellemedim,
ona oturacak yer açtım.
Çünkü insan en çok
kimse yokken kendini duyar.
Ben orada
ne istediğimi değil,
neyi taşıyabileceğimi öğrendim.
Şimdi dönüp baktığımda şunu söylüyorum kendime:
Ben sevilerek değil,
dayanarak büyüdüm.
Yandım, evet,
ama piştim.
Ve bugün
kendime baktığımda
şunu görüyorum:
Eksik değilim,
sadece tamamlanacak kimseye ihtiyacım yok.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.