3
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
149
Okunma
İnsan görmeden âşık olmaz derdim bir zamanlar,
Gözün hükmü vardı kalpte, suretin mührü vardı hevesimde.
Meğer göz dediğin, kalbin en kolay kandığı kapıymış.
Şimdi kendi sözlerimi yargı kürsüsüne çağırıyorum,
Suçlu muyum, inkârcı mı, yoksa büyümüş müyüm bilmiyorum.
Bildigim tek şey: Kalp, akıldan önce karar veriyor artık.
Bir cümle düştü önüme, sade ama vakur,
İçinde kimseyi ezmeyen bir merhamet vardı.
İşte o an, yüzsüz bir ses kalbime dokundu.
Güzel düşünce dedikleri şey,
Bir insanın iç dünyasının açık penceresidir.
Ben rüzgârını sevdim, perdesini değil.
Düşüncesi temiz olanın susuşu bile asildir,
Cümleleri bağırmaz, ama izi uzun kalır.
Ben izlere âşık oldum, suretlere değil.
Kalp dediğin, gözden daha eski bir organdır,
Işıktan önce karanlıkta tanır hakikati.
O yüzden görmeden de severmiş insan.
Bir fikrin duruşu vardır bazen,
Omuzları diktir, alnı açık, vicdanı tok.
İşte ben o duruşa yasladım gönlümü.
Sahibini neden sevmeyeyim dedim,
Çünkü düşünce, sahibinin aynasıdır.
Ayna temizse, suret zaten güzeldir.
Belki bu aşk bir yüzle başlamadı,
Ama bir ömürlük yürüyüşü göze aldırır.
Çünkü akıl ikna olduysa, kalp çoktan teslimdir.
Ah
Şimdi biri çıkıp “Görmeden sevilir mi?” derse,
Susarım…
Çünkü bazı aşklar gözle değil, vicdanla görülür.
Şimdi ne olacak
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.