0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
19
Okunma
Ey benim fotoğraflarda gülen çocukluğum,
rüzgârı koklayan, elleri taşlara değen,
her adımında gökyüzü çatlak, yıldızlar birer birer düşerken,
sen vardın; saklanmış bir umut gibi.
Ey benim unutulmuş oyun bahçem,
tel örgü gibi, hayatımın kenarlarına dokunan,
gülüşün, karanlık ahşapları aydınlatırken,
her gölgeye ışık düşüren küçük kahkaham…
Ben bakarken sana, rüzgâr saçlarını savururken,
her taş, her adım bir uyku,
çocukluğumun sıcak çığlığı taşarken,
sen varsın hâlâ; içimdeki kayıp şehirde bir pencereden bakarken.
Ey benim fotoğraflarda gülen çocukluğum,
merdivenlerimizi unutma;
şimdi bu kaplumbağa çıkamaz o merdivenlerden,
ve ben, seninle yeniden öğrenirim uçmayı,
her kırık taşın altında…
biraz sen, biraz ben, biraz da sabır.
5.0
100% (1)