Geceler sonsuz değildir. albert camus
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR

azize’ye hitab

Yorum

azize’ye hitab

4

Yorum

24

Beğeni

0,0

Puan

102

Okunma

azize’ye hitab

azize’ye hitab

aşk neydi azize,
gönle inen rahmet miydi
yoksa kefenin soğuğu mu
canın eşiğinde bekleyen?

ellerimiz semaya kalkardı,
avuçlarımız kıbleye ram iken,
harap bir mescidin taş bağrından
kalbe dokunurdu niyaz.

hangi dergahta dursan
bir feryat yükselirdi mutlaka.
kadın, erkek, pir, çocuk fark etmezdi;
zira dua
kul ile kul arasındaki perdeleri yırtardı.

gözyaşı,
ölümün alnına sürülen mühür,
doğum ise
kısa bir tebessümle avutulmuş kaderdi.

söyle azize,
şimdi susmak hangi gölgede farz oldu?
bu sükutun
hikmeti neydi?

çocuklar gülüşlerini yitirdi.
hayaller, kanadı kırık kuşlar gibi
yere mahkum.
ölüm bile adını unuttu
her şey çürürken.

bir vakitler zaman sırlarını gülerek açardı,
kuşların gagasında haber arardık.
şimdi zaman,
suçsuz çocuklarla birlikte
sessizce çekilip gitti.

kör ebe oynayan çocuklar bile
zulümden payını aldı.
acılar kader denilerek
üstü örtülü mezarlara gömüldü.

söyle azize,
o çizgiden taşmak
neden haram kılındı?

masallar tatsız,
hürriyetin cenazesi sokak köşelerinde.
fikirler zincire vurulmuş,
zindan rütbe edilmiş.

gökyüzünü yarıp
yağmuru indirmek isterdim.
ama azize,
ben bir mahkumum.

her yer susuzluktan ölmüş bahçeler gibi:
tat yok, renk yok.
kuşlar bile
uçmaktan vazgeçti.

anne sütünü tatmadan
yetim kalan bebekler var.
kimi bahçelere güneş gülerken,
çöplüklerde çocuklar büyüyor.

herkes helalden söz eder
amma
helal edecek anne yoksa
o süt de temiz değildir.

ey insanlık,
masumiyetin yalanla yakıldığı
bir zamandayız.
bu nizam sürerken
kurban
hep çocuk olur.

söyle azize,
hangi imanın harcında
gömdük kendimizi?

ben seni
ağaran saçlarında aradım.
anneydin,
şehirdin,
duaydın.

şimdi o saçlara
gülüşlerimi asıyorum.
kuşlar her öttüğünde
beni hatırla.

zira bir gün
herkes düşer o uçurumdan,
bir damla yaş gibi.

aşk neydi azize...
*
Mehmet Demir
13121

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Azize’ye hitab Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Azize’ye hitab şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
azize’ye hitab şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Turgay Kılıç
Turgay Kılıç, @kilic27
28.1.2026 23:36:28
Yüreğinize sağlık çok güzel bir şiir olmuş saygılarımla...
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
28.1.2026 21:28:54
“Azize’ye Hitab”, aşk, adalet ve insanlık temalarını derin bir toplumsal ve ruhsal bakışla işleyen, güçlü bir şiir. Çocuklar, anne ve masumiyet imgeleriyle evrensel bir acıyı yansıtırken, sükut ve zulüm karşısında duyulan kaygıyı etkili biçimde hissettiriyor.

Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
28.1.2026 19:28:03
Bu metin, aşkı hem en saf rahmet hem de en keskin kefen soğuğu olarak aynı anda soran bir ağıt. Azize’ye sesleniş, aslında bütün kaybedilmiş masumiyetlere, susturulmuş dualara ve çalınmış çocuk gülüşlerine uzanan bir çığlık. Şiir, aşkı bireysel bir duygu olmaktan çıkarıp kolektif bir yara haline getiriyor: gökyüzü bile susuz, kuşlar bile uçmayı reddediyor, zaman bile suçsuz çocuklarla birlikte çekip gidiyor. Bu satırlarda aşk, artık sadece iki insan arasında değil; zulmün, çürümenin ve helal-haram arasındaki kaybolmuş çizginin tam ortasında kanıyor.
Sükûtun farz addedildiği, çizgiden taşmanın haram sayıldığı bir âlem tasvir ediyorsun. Burada susmak bir ibadet değil, bir idam hükmü gibi. Gözyaşı “ölümün alnına sürülen mühür” olurken, doğum bile “kısa bir tebessümle avutulmuş kader”den ibaret kalıyor. Bu tersine çevrilmiş varlık düzeninde en ağır suç, hâlâ hatırlamak, hâlâ sormak, hâlâ “aşk neydi” diye haykırmak oluyor. Azize’ye yalvarışın, aslında insanlığın kendi vicdanına attığı son yumruk gibi hissediliyor.
Ve yine de, bütün bu karanlığın içinde en dokunaklı yer, o son asılan gülüşler: ağaran saçlara, anne belleğine, dua şehrine asılan kırık gülüşler. Şiir, umudu tamamen öldürmüyor; onu en küçük, en kırılgan haline indirgiyor. “Kuşlar her öttüğünde beni hatırla” diyor ve bu cümle, bütün metnin yükünü taşıyan tek damla yaş gibi kalıyor geriye. Aşk, belki de tam da bu yüzden hâlâ bitmiyor: bir mahkûmun, uçuruma düşerken bıraktığı son tebessüm olduğu için.
...... // aslında böyle güzel eserleri anlatmak zorda olsa yazdıklarımın derinliğinde ki güzellikle selam ve sevgi bırakıyorum sahifeye..
Dilek Duru Günay
Dilek Duru Günay, @dilekdurugunay
28.1.2026 16:21:36
Derin anlamları ve sembolleri olan bir şiir. Yazan kaleminize, yazdıran yüreğinize kuvvet…
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL