3
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
26
Okunma
Ben kötüydüm,
çünkü hayatta kalmayı
bir meziyet sanmadım hiç.
Dilimin ucunda ölümle aynı renkte
kelimeler vardı
ve hangisini söylesem
kendimden biraz daha eksiliyordum.
Sesim eğitilmedi.
Kimse bana
“burada sus, burada parçalan” demedi.
Bu yüzden her cümlem
ya erken patladı
ya içimde çürüdü.
Konuşmak bana göre değildi,
ben daha çok
içimde yankılanan bir yanlışlık gibiydim.
Bir türküm yoktu.
Annelerin gizli sesine
hiç kabul edilmedim.
Evi ayakta tutan o kısık mırıltı
beni taşımıyordu.
Ben evin ağırlığıydım,
çatının üstüne bırakılmış
gereksiz bir yük.
Sevilmedim.
Bunu artık dramatik bulmuyorum.
Sevilmemek,
bazı bedenlerde
fazla bilinçtir.
İnsanı kendi içine
fazla yaklaştırır.
Beni seven olsaydı
belki bu kadar net görmezdim
dünyanın çürüğünü.
Kötülüğüm saldırgan değildi.
Ben kimseyi yaralamadım.
Kendime doğru çöktüm sadece.
Paslı bir anahtar gibi
zamanla ağırlaştım.
Cebimde durdukça
kapılar anlamsızlaştı.
Açılmayan değil,
açılmaya değmeyen şeyler kaldı.
Sabahlar bana hiç uğramadı.
Güneş beni tanımıyordu.
Uyanmak,
ölmemiş olmaktan ibaretti.
Yollar sessizdi
çünkü ayak izlerim
dil bilmiyordu.
Sesim başkalarının hayatında
yer kaplamadan
yaşlandı.
Sevgi bir zaman meselesidir derler.
Ben zamana denk gelmedim.
Yanlış tarihte açan
bir çiçek bile değildim.
Daha çok
toprağın altında kalmış
isimsiz bir ihtimaldim.
Şimdi buradayım.
Bu cümleyle kendime
son bir yapı kuruyorum.
Eksik hecelerle,
yarım kalmış bir sevgiyle,
ertelenmiş bir yok oluşla.
Bu bir ev değil,
bir bekleme odası.
Çıkışı olmayan.
Ben kötüydüm.
Türküm yoktu.
Sevilmedim.
Ve belki de
asıl sorun bu değildi.
Bazı insanlar
sevilmek için değil,
daha sessiz kaybolmak için
doğar.
Ve Bitti
Ve artık kaybolma zamanı geldi.
Bunu yüksek sesle söylemiyorum,
çünkü vedalar gürültüyü sevmez.
Eşyalar yerli yerinde kalsın istiyorum,
odanın ışığı bile alışkanlığını bozmasın.
Adımı yavaşça geri çekiyorum cümlelerden.
Kelimeler bensiz de yürüyebilir.
Bir bedenin ağırlığı eksilince
dünya fark etmez;
saatler yine aynı yerden kırılır.
Pencere açık değil, kapalı da değil
aralık.
Hayatla aramdaki mesafe
tam bu kadar.
Ne içeri çağırıyor
ne dışarı itiyor.
Bende kalan son şey
bir düşüncenin kıyısı:
“Burada durmasam
daha doğru olur.”
Bu bir karar değil,
bir yorulma biçimi.
Kimseye kızgın değilim.
Kimseyi affetmiyorum da.
Sadece
fazla gelen bir varlığı
sessizce katlıyorum içime.
Eğer sorarlarsa,
gittim demeyin.
Kalmadım deyin.
Bazı insanlar
iz bırakmadan azalır.
Ve ben
uzun süredir ilk kez
hiçbir yere yetişmiyorum.
5.0
100% (4)