0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
20
Okunma
boğazına uzanan o parmaklar
benim de tanıdığım cinsten.
soğuk.
acele etmeyen.
yelkenlerin parçalanınca
deniz susmuştu zaten,
kimse fark etmedi
rüzgârın istifasını.
“son mutluluk sesi” dedin ya
işte orada
bir şey çınlamadı,
sadece
kulak içi karardı.
dört mevsimi bir arada yaşamak
takvim işi değil,
insan bazen
aynı gün içinde
defalarca ölür.
rolünü oynadın,
perde inmedi.
seyirci yoktu çünkü.
adım attıkça
sonunu beklemen
bir alışkanlıktı artık;
ölmek,
tekrar eden bir refleks.
yüreğin serilince gözlerinin önüne
kan değmedi etrafa,
sessizlik daha hızlı yayıldı.
kuşlar uçtu
ama gökyüzü olmadı.
ve sen…
gömülmedin aslında.
sessizlik
seni kendine benzetti.