0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
60
Okunma
Unutma deme kendine,
Çünkü zihin bazen saklamak için
Karartır lambaları;
Hatırlamak
Her şeyi aydınlatmak değil,
Gereken yeri loşta tutabilmektir.
Geçti sandığın günler,
Takvimden düşmez;
Zaman, yaşananı silmez,
Yalnızca daha derin
Bir çekmeceye yerleştirir.
Bir acı sustuysa
Bu yok olduğu anlamına gelmez;
Sessizlik,
Yaranın kendine bir dil aramasıdır
Çoğu zaman.
Hatıralar cam değildir ki
Her dokunuşta kırılsın;
Bazıları taştır,
Yıllar geçtikçe elde şekil alır
Ama varlığından vazgeçmez.
Unuttuğunu sandığın yüzler,
Kalbin duvarından inmez;
Sadece çerçevesi değişir,
Bakış açın kadar yer kaplar.
Dua dilinden düştüğünde
Sanma ki gökten de düşer;
Niyet,
Kelimeden bağımsız yürür
Ve yolunu ezberler.
Zaman,
Seni başka yerlere sürükledi diye
Eski izlerin geçersiz olmaz;
Pusula,
En çok sis bastığında işe yarar.
Hafıza bir sandık değildir,
Açılıp kapanan;
Bir nehir gibidir,
Bazen yüzeyden akmaz
Ama yatağını hep hatırlar.
Kırıldığın anları
Unutmaman bir yük değil;
Nereden inceldiğini bilen ip,
Kopmamayı öğrenir.
Unutmakla kurtulacağını sanma
Her şeyden;
Bazı hakikatler terk edilmez,
Yalnızca sessizce taşınır.
Hatırlamak bazen geri dönmek değildir;
Yolun kıymetini bilmek için
Ardına bakabilmektir.
Kalbin yorulduğunda,
Hafızayı suçlama;
Bazı anılar yük olmak için değil,
İnsanı yerinde tutmak için vardır.
Unutma, Lâ Tensa demek,
Sadece hatırla demek değildir;
Emanet edilen manayı yitirme,
Çünkü insan en çok
Kendini unuttuğun da kaybolur.
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(14 Ocak 2026)