1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
52
Okunma
Ben beklemeyi Yakup’tan öğrendim,
Kuyunun karanlığında bile
Gökyüzünün hâlâ yukarıda olduğunu bilerek.
Toprak sustuğunda
Gömleğin kokusuna sarılmayı,
Bir adın yıllarca
Aynı yerden çağrılabileceğini.
Sevdiğim!
Gelmesen de olur bazen;
İnsan, gelmeyecek olana da
Yer açmayı öğreniyor.
Kalpte boş bırakılan yer
Hep bir ihtimale benziyor,
Gelmeyişin bile hatırası var artık.
Olmuyormuş öyle
Yola çıkınca varacağına inanmak,
Bazı yollar sadece
Yürüyeni eskitsin diye var.
İnanç, varmakla değil
Yolda kalmayı kabullenmekle sınanıyormuş,
Dizleri kanayanların duası
Daha geç kabul olurmuş.
Ne kadar kolay sana
Bir umut verip uzaklaşmak;
Umudu hafif sanıyorsun,
Oysa en ağır yük.
Böyle yola çıkardığını
Yolda bırakmak,
Arkana bile bakmadan
Eksiltmek bir ömrü.
Ben adını anmayı da
Öğrendim, ses etmeden içimden
Bir gün duyar umuduyla
Yaşamayı da.
Beklemek bazen saat tutmak değil;
Zamanı salıvermekmiş,
Takvimler yalan söylermiş insana.
Kuyudan çıkmak değilmiş mucize,
Asıl mucize
Kuyuda kalıp kalbini karartmamayı bilmek.
Ben hâlâ buradayım,
Ne gelişini bekliyorum
Ne gidişine sitem ediyorum.
Sadece öğrendim:
Her sevda kavuşmak için değil,
Bazıları insanı tamamlamak içinmiş.
Ve bil ki sevdiğim,
Gelmesen de olur artık,
Ben beklemeyi çoktan tamamladım.
Ve öğrendim sevdiğim,
Aşk her şeye rağmen tutmak değilmiş;
Bazen susmak, bazen dokunmamak
Gelmeyene bile temiz kalabilmekmiş.
İşte bunun adı Verâ:
Kalbi kirletmeden sevmek,
Nefsini aşarak beklemek,
Seni kendimden bile sakınmak...
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(25 Ocak 2026)
5.0
100% (3)