0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
27
Okunma
Başlangıcı bataklık olan bir topraktan
bir şeyler fışkırmasını kutladık,
herkes için bir yuva olsun diye
üstüne umut serptiğimiz o yerden.
Çok durup düşünmedik
bir yıldönümünü alkışlamanın,
aslında sadece
bizim kum tanelerimizin
tam zamanında
kum saati boğazından düşmesi demek olduğunu.
Aynı yıl astık süsleri,
nüfusun yüzde biri
sabit bir çatıya hiç sahip değilken,
aynı nefeste üfledik balonları.
Dans ettik,
bir evin artık
ortalama bir insandan
daha fazla kazandığı bir şehirde,
yerle bir olmadan döndük durduk kendi etrafımızda.
Pasta kestik o ay,
çatallara umut bulaştırarak,
ve o sırada öğrenildi ki
bu sokaklarda
on dört çocuk
geceyi eve benzetmeye çalışıyor.
Mumlar söndü,
alkışlar dağıldı,
geriye
boğazımızda kalan
tatlı bir suç
ve
hiç kimsenin üstüne alınmadığı
ağır bir sessizlik kaldı.
5.0
100% (1)