6
Yorum
12
Beğeni
0,0
Puan
75
Okunma

ah be çocuk,
gençliğim çalındı,
bir sabah eksildi içimden.
ve ben gurbet ellerde,
bir başıma kaldım.
bu bağsız, viran bahçelerde
bir garip manzara gibi
dolaşıyorum.
ne gördüklerim dindiriyor hasreti,
ne de birbirine benzeyen yüzler…
bilmediğim gülümsemeler,
asık suratlar,
kalabalıklar içinde sürüklenen
sefil gölgeler
ve o gölgelerin sahipleri.
hiçbir şey
dindirmiyor içimdeki bu acıyı.
her aklıma gelişinde, utanıyorum kendimden.
yaz ortasında üşüyorum,
birden diken diken oluyor tenim.
düşündükçe…
arkadaşlarım gelince susuyorum,
yakınlarım başlayınca
boynum bükülüyor.
çocukluğumu nasıl anlatsam,
bilmem…
meraklıydım.
arkadaşlıktı hayat,
gençlikti,
acıyla neşenin iç içe geçtiği
onca yaşanmış anı.
hatırlayınca
yalnızca susuyorum.
çünkü biz sadece sevmeyi bilirdik.
öyle gördük,
öyle öğretildi bize.
akşamları dört gözle bekler,
sabahları bile iple çekerdik.
arkadaştık biz.
işte böyle güzeldi hayat.
sonra bir yol çıktı önüne, dönerim diye yürüdün.
yıllar geçti,
ama o dönüş yolunu bulamadın.
bir baktın ki gençliğin,
çoktan geçip gitmiş.
ah be çocuk…
içinden geçenlerin resmini hayal edersin,
göğsündeki kuş birden çırpınır.
kafesine sığmaz artık,
çaresizlik içinde çırpınıp durur.
soldu gençliğimin çalınan çiçeği.
zamana rağmen değişmedi,
hala aynı kokar.
insanlar zamana uymuş,
sokaklar neredeyse aynı.
gidenlerin çoğu dönmemiş geri.
ah be çocuk,
sessizce geçip gitti,
bir ömür.
*
Mehmet Demir
231220