15
Yorum
51
Beğeni
4,9
Puan
1040
Okunma

Gönlümde yeni bir heyecan tomurcuklandı.
İsmi henüz konulmamış,
Rengi güzel,
Kokusu sineme sinmemiş.
Koklamaya kıyamadığım,
Fakat sevmek, sevilmek istediğim,
Nadide bir çiçek.
Uzak ülkelerin yakın adamı,
Biricik sevgilim.
Ruhumun özüne yedi iklim sırdaşım.
Dengin olmasam da,
Denkliğime denk olanım.
Bir sana tutkun,
Bir sana tutsağım.
Anlasana sevgilim,
Bir sana aşığım.
Fikrimce yüzün,
Usta bir ressamın en kıymetli portresi.
Gözlerin,
Gölgesinde fırtınayı saklayan gökyüzü.
Melankolik bulutları içine hapseden,
Dipsiz bir kuyu bakışların.
Sevdana âşinayken,
Yıldızlara el uzatma, biricik sevgilim.
Senden âlâ gökyüzü,
Senden âlâ yıldız yok.
Yalancı fırtınalara sakın kapılma.
Ne gün batısı,
Ne gün doğusu.
Tan kızıllığında,
Yüreğimi yüreğine savuran,
Senden âlâ kasırga yok.
Kuşkulu bir ay doğdu sevdamızın üstüne.
Sevdamızdan kuşkulu bir ay…
Şavkı tedirgin ediyor.
Tanrı’nın sunağı bile ürpertici.
Kader seni bana esirgesin.
Aldanma yalancı baharlara.
Ne olur, solup gitme.
Ey tomurcuk çiçeğim,
Düşme bilmediğin yollara.
O yollar ki, dönüşü olmayan,
Sevenlerin sürgün edildiği,
En acımasız yollar.
Gitme.
En muazzam çanlar,
En muazzam ezgiler aşkına.
En muazzam ilahi besteler adına gitme.
İsa’nın lisanı,
Musa’nın asası aşkına,
Kızıldeniz gibi kalbimi ikiye bölme.
Nuh’un gemisi,
İbrahim’in bereketi adına,
Yakup’un gözleri,
Meryem’in iffeti adına gitme.
Bildiğim, bilmediğim inançlar adına,
İnancım gereği inanmadığım tanrıları sayma.
Şehâdet ederim ki,
Bir olan Allah’tan başka ilah yoktur.
Dinim, şüphe duymadığım imanım aşkına,
En sevdiğim kutsal kitap adına gitme.
Sana şiir yazmak,
Duygularımı cümlelerle anlatmak istemiyorum.
Ki sen de bilirsin,
Kasvetli bir şairim ben.
Sen deyince hüzün kuşanır kalemim.
Senden başka sığınacak mabedim,
Yazacak şiirim yok…
Farkında mısın sevgilim?
Seni seven kadın,
Hece hece ölüyor.
Farkında mısın?
Aşkı Züleyha’dan öğrenmiyorum.
Ki sen Yusuf’un kuyusunda değilsin.
"(Seni kördüğüm gibi seviyorum ya Âişe.)" diyen
Son Peygamber’den öğrendim,
Sevmeyi, ise senden.
Özgürlük sanıp,
Yılkı atlar gibi özgürce,
Peşin sıra koşuyorum.
Asırlar, yıllar ve mevsimler geçerken,
Yüreğim göçebe bir yörük.
Dağlarda gezen,
Yurdu gökyüzü olan bir yörük.
Saçlarımın telleri kirmen tarağında,
Zamana dolanmış ince bir kader.
Başıboş bir maralım şimdi.
Sen de İsmail’in kaderi gibi kurban sayma.
Himayene alsana beni…
Eli kolu olmayan gecelerde,
Yediveren güllerimin üstüne,
Kızıl karlar yağdı.
Yüreğim karanlığın ortasında,
Hezimete uğradı.
Viran oldu gönül mülküm.
Oysa hiç hakimane,
Adilane değildi bu bozgun.
Mazlumun sahibi Hak’tı ya,
Tomurcuk çiçeğim,
Sen başını dik tut.
Herkesin eğrisi de, doğrusu da kendine.
Paslanmış sürgülerin sesi yankılanıyor kulaklarımda.
Suratıma kapanan sürgülü kapıların...
Aşkın darındayım.
Üçler adına,
Beşler adına.
Asırlar sonra,
Derin uykulardan uyanan Yediler,
Kırklar adına.
Pir kapısında pişen köz aşkına,
Sen de kül olup gitme…
Yüreğimde tomurcuklanıp,
Ellerimde can bulan,
Gönül çiçeğim,
Ahde vefa bu muydu?
Bu muydu kavlimiz?
Aşka niyet edip,
Kan çiçekleri açmak niye?
Yabancı baharlara meyledip de,
Gidişinle,
Kalbimin baharını soldurma.
Soldurma Allah aşkına.
Hüzünlükent Narin
5.0
97% (29)
1.0
3% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.