15
Yorum
51
Beğeni
4,9
Puan
805
Okunma

Gönlümde yeni bir heyecan tomurcuklandı
İsmi henüz konulmamış
Rengi güzel,
Kokusu sineme sinmemiş
Koklamaya kıyamadığım
Fakat sevmek, sevilmek istediğim
Nadide bir çiçek.
Uzak ülkelerin yakın adamı
Biricik sevgilim.
Ruhumun özüne yedi iklim sırdaşım.
Dengin olmasam da
Denkliğime denk olanım
Bir sana tutkun,
Bir sana tutsağım.
Anlasana sevgilim
Bir sana aşığım.
Fikrimce yüzün,
Usta bir ressamın en kıymetli portresi.
Gözlerin,
Gölgesinde fırtınayı saklayan gökyüzü.
Melankolik bulutları içine hapseden
dipsiz bir kuyu bakışların.
Sevdana âşinayken
Yıldızlara el uzatma biricik sevgilim.
Senden âlâ gökyüzü,
Senden âlâ yıldız yok.
Yalancı fırtınalara sakın kapılma
Ne gün batısı
Ne gün doğusu
Tan kızıllığında,
Yüreğimi yüreğine savuran
Senden âlâ kasırga yok.
Kuşkulu bir ay doğdu sevdamızın üstüne
Sevdamızdan kuşkulu bir ay…
Şavkı tedirgin ediyor
Tanrı’nın sunağı bile ürpertici.
Kader seni bana esirgesin
Aldanma yalancı baharlara.
Ne olur solup gitme.
Ey tomurcuk çiçeğim
Düşme bilmediğin yollara
O yollar ki dönüşü olmayan
Sevenlerin sürgün edildiği
En acımasız yollar.
Gitme,
En muazzam çanlar
En muazzam ezgiler aşkına.
En muazzam ilahi besteler adına gitme.
İsa’nın lisanı
Musa’nın asası aşkına
Kızıl deniz gibi kalbimi ikiye bölme.
Nuh’un gemisi,
İbrahim’in bereketi adına
Yakubun gözleri,
Meryem’in iffeti adına gitme.
Bildiğim, bilmediğim inançlar adına
İnancım gereği inanmadığım Tanrı’ları sayma
Şehâdet ederim ki
Bir olan Allahtan başka ilah yoktur.
Dinim, şüphe duymadığım imanım aşkına,
En sevdiğim kutsal kitap adına gitme.
Sana şiir yazmak
Duygularımı cümlelerle anlatmak istemiyorum.
Ki sen de bilirsin,
Kasvetli bir şairim ben.
Sen deyince hüzün kuşanır kalemim.
Senden başka sığınacak mabedim
Yazacak şiirim yok…
Farkında mısın sevgilim?
Seni seven kadın hece hece ölüyor.
Farkında mısın?
Aşkı Züleyha’dan öğrenmiyorum
Ki sen Yusufun kuyusunda değilsin.
(Seni kördüğüm gibi seviyorum, ya Âişe,) diyen
Son Peygamber’den öğrendim,
Sevmeyi ise senden.
Özgürlük sanıp
Yılkı atlar gibi özgürce
Peşin sıra koşuyorum
Asırlar, yıllar ve mevsimler geçerken
Yüreğim göçebe bir yörük
Dağlarda gezen
Yurdu gökyüzü olan bir yörük.
Saçlarımın telleri kirmen tarağında
Zamana dolanmış ince bir kader.
Başıboş bir maralım şimdi
Sen de İsmail’in kaderi gibi kurban sayma
Himayene alsana beni…
Eli kolu olmayan gecelerde
Yediveren güllerimin üstüne
Kızıl karlar yağdı.
Yüreğim karanlığın ortasında
Hezimete uğradı.
Viran oldu gönül mülküm
Oysa, hiç hakimane,
Adilane değildi bu bozgun.
Mazlumun sahibi Hak’tı ya,
Tomurcuk çiçeğim
Sen başını dik tut.
Herkesin eğrisi de, doğrusu da kendine.
Paslanmış sürgülerin
Sesi yankılanıyor kulaklarımda
Suratıma kapanan
Sürgülü kapıların.
Aşkın dar-ındayım
Üçler adına
Beşler adına.
Asırlar sonra
Derin uykulardan uyanan Yediler,
Kırklar adına
Pir kapısında pişen köz aşkına
Sen de kül olup gitme…
Yüreğimde tomurcuklanıp
Ellerimde can bulan
Gönül çiçeğim,
Ahde vefa bu muydu?
Bu muydu kavlimiz
Aşka niyet edip
Kan çiçekleri açmak niye?
Yabancı baharlara meyledip de
Gidişinle,
Kalbimin baharını soldurma
Soldurma Allah aşkına.
Hüzünlükent Narin
5.0
97% (29)
1.0
3% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.