4
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
173
Okunma
Hanin: özlem, hasret, iç çekiş, kalpten gelen derin bir sevgi ve özleyiş
Figân: Feryat, çığlık.
Güman: Şüphe, kuşku.
Sükût: Sessizlik.
Dehliz: Geçit, dar ve karanlık koridor.
Âh: İç çekiş, derin içli nefes, pişmanlık veya sızı ifadesi.
Devr-i dâim: Sürekli dönüş, dairesel devinim, sonsuz döngü.
Demânlar: “Dem”in çoğulu; zamanlar, demler, anlar.
Alaf: Ateş, alev, har.
Har: Köz, sıcaklık, ateş.
Şeb: Gece.
Mânâ: Anlam, içsel hakikat.
Perde: Mecazî olarak örtü, gizleyen şey.
Rûh: Can, öz.
Ayn-ı hakîkat: Gerçeğin ta kendisi.
Secere: Soy kütüğü, köken, nesep.
Taksim: Pay, yazgı, kader bölüşümü.
Salsal: Kur’an’da geçen kelime; kuru çamurdan yaratılmış insan. Burada mecazî anlamda "ruhsuzluk" veya "esaret" ifadesi.
Esâret: Tutsaklık, kölelik.
Kefaret: Günahın bedeli, arınma karşılığı.
Seher: Şafak vakti, sabahın ilk ışıkları
Dehr: Zaman, çağ, dünya.
Mazrût: Sarılmış, kuşatılmış anlamında; (burada “mazrût ömür” → sarılıp daralmış ömür).
Zâhir: Açık, görünen.
Cefâ: Eziyet, sıkıntı, haksızlık.
İlmek: Düğümlenmiş iplik halkası (mecazen kader bağı).
Vuslat: Kavuşma, birleşme, özellikle ilahî veya sevgiliye kavuşma.
Sûkân: Durdurma, dizginleme, engel olma.
Ahir nefs: Son nefes, ölüm anı.
Gam: Keder, üzüntü.
Vuslat: Kavuşma.
Devâ: Derman, çare.
Temennâ: Dilek, arzu.
Adâ: Ada anlamında ama burada “adâsı” → yalnızlık, izole yer anlamında mecaz.
Gün be gün kayboluyor yalanmış tüm amanlar.
Başladığım yerlere gidesim de var gibi.
Sislerin içindeyim fırsat vermez yamanlar.
Özlemek mi aşk mı bu bilesim de var gibi
Gecede seyr-u sefer eylediğim zamanlar.
Çözüldükçe içimde çoğalıyor figânlar
Sustuğum her nefeste saklı kalan gümanlar.
Sükût dehlizlerini delesim de var gibi
Âh ile devr-i dâim döner cümle demânlar
Kavrulurken yanarken yok olurken limanlar
Yaralarıma sinmiş közler, küller, dumanlar
Hardan gelen alafa gülesim de var gibi
Bir yanımda hazânım bir yanımda bahârım
Sîneme çöken yükü sorgusuzca ararım.
Tutunacak dalım yok bi çare ihtiyârım
Şeb olup da aleme çilesim de var gibi
Mânâ perdesini de açar ruh penceresi
Çöker ayn-ı hakîkat özdendir seceresi
Yükü vurur sırtıma istikamet neresi.
Kendi kısmet hükmüne taksimim de var gibi
Bir sükûtla büyürken salsalın esâreti
Sözlerimde gizlidir kalbimin cesareti
Gözümdeki yaşlarda hüznümün kefareti.
Karanlığa düşünce teslimim de var gibi
Uyanır her seherde ben gibi candan özüm.
Takvimimden düşerken eyvahtır dilde sözüm
Aynalara baktıkça düşer boşluğa yüzüm.
Çizilmiş yazgıma da silesim de var gibi
Çöker göğsüme dehrin taş kesilmiş safâsı
Kül olur mazrût ömrün devrilmişçe sefâsı
Tâkatimle sınanır zahir olmuş cefâsı
Boynuma geçen yükü dilesim de var gibi
İlmek ilmek örülür vuslatın imtihânı
Körelen hançerlerde tenimin tek nişânı
Ahir nefse yüklenen arzuların sûkânı
Kendimi yok sayışta göresim de var gibi
Ne gamın sonu vardır ne vuslatın devâsı
Kesilir dönmek ister kalbinin temennâsı
Zâhir olan feryâdı gizler yine adâsı
Ömrümdür bu zor döngü gidesim de var gibi
5.0
100% (7)