4
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1519
Okunma

İnci küpeleriyle gülümsüyordu köprü.
Mavi mavi savrulurken halkalar, sanki hilal
Sanki hep gemiyle yolculuk
Ay’ın kopuk yarısı, yıldız düşüşü dalgalar
Gece kendi oluyordu, gündüz başkası.
Battıkça batıyordu gün, karidesler uzun oturuşta
Kimi seğiriyordu tutarak nefesini tabakta,
Kimi yolculuk hazırlığında, tebessümünde suyun
Tıpkı bir isim, tıpkı bir ışık gibi
Düşüyordu sığ sularına güçsüzlüğün.
Sapsarı bir çığlıktı geceyi ateşleyen on meşale
İyi ki doğdun, iyi ki varsın coşkusu hep birlikte
Ayaklar çapraz dansta papyonlar izdüşümü
Doğum Günü kızı yani garson kız
Kaldırırken dalga boyu kirpiklerini
Dümdüz aynasında buluşuyorduk oymalı tavanın
Gökkuşağı oluyorduk o an, ya da Boğaz esintisi
Hiç kimse seyretmedi belki bizden başka
Beşik beşik dalgalar, yosun yüzlü gemiler
Ve gemilerle yüklü düşler arasında
Usulca yürüdük Ay’ın kanatlarına hayranlıkla
Düşe düş oluyordu ilk durağı gökyüzünün
Bölüşüyordu rengârenk suları ayaklarımız
Rüzgâr olup, anafor olup çarpışırken yansılarla
Bir serip, bir geri çekiyordum dizelerimi.
Ay koşuyordu, deniz delik deşik
Gümüşi ağlarla sarılıyordu her yanımız
Önümüzde şiir yüklü faytonlar mola veriyordu.
Terliyordu sıska bir tayfanın bıyıklarında zaman
Ve sadece biz tanık oluyorduk öfkesine dalgaların.
Sadece biz, belki ilk defa
İstanbul’u, uykusunda yakalıyorduk.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.