1
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
178
Okunma
Ve moda’dan
Inerken meydanına kadıköyün
minik sahneli vardı.ara sokaklarının
Birinde şiir okunur, ötekinde
bir bardak çayla dünya tartışılırdı.
Öyle manzaralar oluyordu ki
Uyumayan gökyüzüyle tartışan lambalar
geceyi hırsla askıya almıştı.
O kadar parlak yanıyorlardı ki,
karanlığın bile yüzü kızarıyordu.
Çiçeği küpeli balkonun birinde
Asılı mavi pantolon
hayata karşı asil duruyordu..
Dışardan esen rüzgârlara
dik duruşunu kaybetmiyordu.
Perdesi saf beyaz
İşıgı elifdi...
Dışarıya sızıyordu
Asilliği
O evlerin
sevinçleri hafifçe dalgalanır...
Gözyasları ağırbaşlı akar
denize süzülür.
Şehir çoğalır ruhlar büyür.
Kızacak olsalar
Zarif kızarlar
Saygı uyandırır .
sessizlik bir an durur,
şehir nefesini tutar..
Ve öyle mabzaralar oluyordu ki
Denize dogru
Çogalıyordu insanlar..
içinden çıkılamayacak borç gibi
Martılar vapurlar, motorlar
Çıngıraklı tramvaylar
Gitgide ritmi bozulan orkestranın
Kaotik notalarinda
Yorgun ayak sesleri
Ah!
Şiirli tütün yaktim çektim içime..
Güldüm.
İyi duruyordu .
Soluğu tutulmuş
tebessumlerim.
Oysa
Durgun ve düşünceliydi
Her dize sonu
Anlamı farklı
Cinasli Kafiyeler gibi..
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.