1
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
252
Okunma
Atlas Pasajı’ndan geçerdim
Aksayan bir adam, nota sızdırırdi kaldirimlara
Sokak, sanki o notaları tanırdı
Kahverengi bir sonbahar gibi.
Beşe vurunca kulede saat,
Beyoğlu verirdi çaya rengini,
İncecik dumanı savrulurdu kıvrıla kıvrıla,
Ve camların ardından göz kırpardı eski evler..
Perde aralığında Betül’ün yüzü,
Sesi olmayan balkonlarda asılı eski yaz
Sayılı selvilerle bekler gibi ..
Kimi zaman yas, kimi zaman sabır kokardı
Çekilmiş kartpostallar gibi
Gençliğin ütülü gömleği.
Solmuş ama yırtılmamış,
Bir hatıranın içinden süzülürdü..
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.