3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
74
Okunma
Sanki, bir şiiri henüz okumadan hissedebiliyorum
bir bayram şekerliğinden dökülen şeker tadında
damağımda kalan melodisini kulağımda duyabiliyorum
düşünmeden anlıyorum ne anlatmak istediğini, biliyorum...
Sanki, kalemsiz bir portre çiziyorum havanın göğsüne
kalbimin gökkuşağından aldığım yedi renkle beziyorum
bir çift sevgi renginde göz ve riyasız ağız resmediyorum
bitirince resmimi, aklımın süzgecinden geçirip filtreliyorum...
Sanki, bir şarkıyı enstrümansız duyuyorum
galiba annem mutfakta akşam yemeğini hazırlıyor
radyoda yalnızca parazit sesi midemin gurultusuna karışıyor
kavaklar rüzgarda hışıldıyor, kedim usulca yanağımdan öpüyor...
Sanki, tabiatın senfonisini kulaksız işitiyorum
otlar bale yapıyorlar meltemle kol kola vermişler
gelinciklerle papatyalar çoktan dünya evine girmişler
pembe güle dönüşüyor kuşların kanayan bağrına saplı dikenler...
Sanki, sular vadilerden dağlara doğru yükseliyorlar
sincaplar, kirpiler, tavşanlar, ceylanlar ormanı terk ediyorlar
şehirler bunalıyorlar, insanları yoldan ayaklarıyla ovalara itiyorlar
çakıyor geceleyin ateşten şimşekler, kavruluyor yıldırımlarla gökdelenler
birer birer kırılıyor osteoporozlu yaşlı dünyanın taşıyamaz olduğu kemikler...
Gülhan Çeliktaş
Osteoporoz: Kemik erimesi
5.0
100% (3)