2
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
317
Okunma
Arıyorum, gülümsediğim o rüyanın,
Beyaz kaplı kitabını.
Belki saklanmıştır çekmecenin ela gözüne,
Belki de çoktan çıkmıştır gün yüzüne...
Her sabahın başlangıcında,
Bir sevda konuşuyor içimde,
Dedikodu yapıyor aynada şen suretimle...
Zimmetlenmiş aşkı batırıp mürekkebe,
Yazıyor: "Ne olur, uçmasın" diye."
O an ela çekmecenin gözleri duayla açılır,
Beyaz kitap bağdaş kurup sözünü alır:
"Kimse öcünü alamadı şu zamandan
Ve izleri süremedi gözyaşlarından."
Şimdi içimde bir köşk var, kader orada oturuyor,
Penceresi yaz kış, sona kadar açık duruyor.
Alıştığım güvercin her gün o cama konuyor,
Aşka doğru uçtukça, kanatları çok büyüyor...
Acı kahveye şeker olur onun huyu,
Yanında gelir, aşkla içilen berrak suyu.
Ellerimle fırlatsam göğe doğru,
Gökyüzü kıskanır, bırakır yere doğru.
Yine de düşer kalbimin orta yerine,
Yuvasından başka sığamaz bir yere...
Ve artık biliyorum kaderimin yolunu,
Aşkın kanatları zemzemle yıkanır.
Geçmişin kanatları yere düşürür ama
Geleceğin kanatları yerden kaldırır.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.