0
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
138
Okunma
Yolda yürüyordum
yaşı sen de iki ben diyeyim üç
mini minnacık bir çocuk
yüzünde kendinden büyük
şirin mi şirin bir gülücük
aman Allahım bana bakıyor
diyorum herhalde ben değilimdir
fakat,evet gözlerimin içine bakarak
üstelik uzun uzun el sallıyor...
Ben de gayri ihtiyari gülüvermişim
el sallayarak o melek yüze bakıvermişim
galiba ruhlar aleminde yaratılınca
birbirini sevenler tanırlarmış
dünyada bedenlenip şekil bulunca
bu minik bedendeki güzel ruh da beni tanıdı
ruhlarımız arasında kuvvetli bir uyum vardı...
O kısacık zaman dilimi içinde
bir güzellik akıvermişti birbirimize
bebek gülümsüyor ve de el sallıyor
ben gülümsüyorum el sallıyorum
bazı bebekleri güldürebilmek için
nice şaklabanlıklar yaparlar
bilakis surat asarlar bir de ağlarlar...
Bedavadan uzun uzun gülümsemişti...
Tıpkı, geçmiş bir günde
vapurda, seyir halinde...
Bebek arabasındaki
dünyalar tatlısı bebeciğinki gibi...
Allah’ın bir lütfu olmalıydı herhalde
bu gülüş de Allah’tan garip kuluna manevi bir hediye...
Birden şimşek hızıyla bir şey oluverdi
anne fark etmiş olmalıydı ki hemencecik
hışımla
yapıştı sıkıca hem pek sıkıca
o güzel meleğin küçücük eline
sandım annesi de bana bakacak
benim gülüşüme karşılık verip coşacak
heyhat!
ne cimri bir gönül,bir gülücük vermiyor
kaşlarını çatarak yola devam ediyor...
O bir yıldız parıldamaya devam edecek
çünkü o masum o tertemiz bir çiçek
anneler babalar kızsa bile bir yabancıya
kayıtsız şartsız güvenecek...
İşte böyle dostlarım
şiir arkadaşlarım
diyorum,
üzülmem, yoktur gamım
işte geleceğimizin büyükleri bu çocuklar
onlar içimizin kasavetini dağıtacaklar
üstümüze çöken karanlığı aydınlatacaklar...
Gülhan Çeliktaş
5.0
100% (3)