0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
27
Okunma
Gök yüzünü seyrediyorum yine
Bulutlu karanlıklar çökmüş
Işığın elini kolunu bağlamış gök yüzünü
Yere düşüyor yine bakışlarım
Biz biraz yaşlandık ama sokaklar
Her gün ayrı bir boya süründüler
Gün geçtikçe gençleştiler
İlk defa dizimizi yere vurduğumuz sokaklar
İzlerimizi bir ömür taşımadılar.
Gürültüyü Dinliyorum.
Birbirmize söylediğimiz ilk cümle
Havada asılı kalmış olabilirmi diye
Unutulmuşuz oysa
Havada avare dolaşan bir işe yaramayan
Gürültü unuturmuş bizi zamana
Zaman kaybetti diye üzülmez
Yüzümüzün bir yanı
Diğer yanına benzemezmiş
Fazlaca abartılmış, karartılmışız
Yangınlar yağarken yağmur gibi
Yanımızdan geçip düşlerimize doluşmuşlar
Biz ateşi bize güç verecek sanarken
Kendimizi yakmışız
Ne sokaklar ne ay
Bizimle birlikte yaşlanmaz
Onlara yüklediğimiz anlamları
Taşımazmış
Varlığımız , yerinden sökülüp değiştirilen
Ve bir inşaatın Temeline dökülüp
Üzerine beton dökülen
Kaldırım taşları kadarmış...
5.0
100% (1)