38
Yorum
55
Beğeni
5,0
Puan
579
Okunma
Şubatın on dördü tüter takvimde,
Sevgililer günü cevrini sorsun.
Yetmiş iki pare beşer kavminde,
Uykusuz düşümü kim hayra yorsun?
Sırra kadem bastın sen gelmiyorsun.
Zambaksı teninde, gül nefesinde
Ezgisini gizler bülbül sesinde.
Sırça aşk köşkünün has bahçesinde,
Lâlede kırmızı, sümbülde morsun;
Güller deste deste sen gelmiyorsun.
Firari sevgili tezgâhı kurar:
Bir elinde iksir, birinde kürar.
Ayyuk’a yükselen riyasız ikrar
Sana ulaşmıyor, hani doktorsun...
İlacım elinde, sen gelmiyorsun.
Kaderin mühürlü zarfı açılmaz,
Alın yazısından kaçsan kaçılmaz,
Kavli gizli sırlar yere saçılmaz.
Efkârı küllenmez tılsımlı korsun,
Yangına düşmüşüm, sen gelmiyorsun.
Bir ileti yazıp saldın kendince,
Harfler ne Çincedir ne de Lâtince,
Çivi yazısından az daha ince,
İmlâsı Sümer’in, alfabe Mors’un,
Şifresi çözüldü; sen gelmiyorsun.
Bu aşkın kaderi Ferhat’a çıkar,
Yolu geçit vermez Fırat’a çıkar,
Köprüsü ezelden Sırat’a çıkar;
Ayrılık deminde ölümden zorsun,
Ömrüm gazel döktü, sen gelmiyorsun.
5.0
100% (38)