13
Yorum
42
Beğeni
5,0
Puan
837
Okunma
henüz çocuk çağında bir akşam
kendimi sana kursam
zamanı sütten kesmeden
ışığını mayalasam gözkapaklarıma
kaç şarkıya nakarat olan sesinle
yüzünden akan yeni bir mevsimin renkleriyle
seni ruhumun çekirdeğine ilikleyip
memleketinde boy versem
fecrin kızıl kızı olsan
bir anaç yavru serçe gibi
gelip konsan pencereme
sevecen bir çiçeğin tenindeki cennet kokusu gibi
içime çekip büyüsem seni
buram buram dağılsan caddelere
sonra kuşlar toplansa meydana
hemen orada
orada bembeyaz bir bulutun içinde
bir denizin üstünde yürüsem
hayatımın definesini görsem
ah bir de
davetkar bakışlarından inci vursa kıyılara
ruhu çolak olsa evrenin
ölümsüzlük öpse kederini bir yıldızın
secde etse ah ile ay
bütün töreleri yok sayıp
yalnızlığın cinayetini işlesem
karanlığın dantelasına bir mum
iki yarım gül küresi işlese gülüşlerin
sönse feneri iskenderiye’nin
yıkılsa zeus’un heykeli
sonra sen dikilsen karşıma
endamını tırnak içine alsa hayat
saniye saniye ecelim geçse de önümden
zamanı da
akışı da sen olsan suyun
kendi cesedimi yok sayıp
önüne köpük köpük ahitler sersem
bir de sevda katından ah’sen içsem yüreğinin
vekaletinle kilim dokuyan bahçeleri
bir bir ezber ettirsem taraçasına babilin
seninle her nefesim
bir yaprak verse dala
bilirim
yine çabucak biter fragmanı bu filmin
aykırı damarı tutar yine saatlerin
paydos zili çalar
ah kalbim!
duymam yine mahşer
duymam yine zor
ne dünyası kalır hayatımın
ne de harikası
ve ben
sende kaldığım yerden yeniden kendime döner
nevruz’u sıkılmış ateş gibi sönerim
parça parça olurum yine
yine hiçbir hükmü kalmaz sabahın
...
_boran
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.