4
Yorum
42
Beğeni
5,0
Puan
826
Okunma

Hani mesela diyorum.
Bir eylül akşamında, sen bana gelseydin
Çiçek böcek yazardım şiirlerimde, hasret yerine
Ve yıldızlardan taç yapardım
Geceden daha siyah saçlarına sevdiğim
Yüzünde ki gülümsemenin anlamı gamzelerin olsa da
Gözbebeklerin ele veriyor hala
Kirpiklerinde asılı kalan hüznü sevdiğim
Hani mesela diyorum
Sen bana gelseydin
Dünyanın bütün kahırlarını sırtıma yükleyip
Yumuşacık sarardım her halini.
Ve Yedi uyurlara adaklar adar
Canımı kurban sayardım yoluna
Hem de ömrümü ömrüne ekleyerek sevdiğim
Hani mesela diyorum
Sen bana gelseydin
Şahit tutup, geceyi ve getirdiklerini
Sabaha ermeden vakit
Ant içip güneşin ve ayın üstüne yıldızların
Ve de hepsinin sahibi Tanrı`nın üstüne
Sevgi tınılı sözcüklerimle
Ninni kıvamında dinleyecektin
Senin kadar kimseyi sevmediğimi sevdiğim
Sen mısraları severken
Şiirlerde seni seviyordu
İçimi özleminle kuşatırken her hece
Boğazımda düğümlendikçe her kelime
Ne yutkunabiliyor
Ne nefes alabiliyorum
Kabuğuna asiyken içimdeki yara
Bedbaht imgelerle kalemimi sınayıp da
Kan kusturma artık bana yeter
Ki ezberledim artık ben
Bir sevmenin ezasını da cezasını da sevdiğim
Koca bir şehirdi sana karşı yüreğim
Etrafında oldukça pervane
Olmuşken sana deli divâne
Tüm üryanlığım ile konmuşken dalına,
Sen deki bu kanatlanmışlık niye?
Şimdi, yüreğim karanlık bir gecenin girdabında
Kırgın ayrılacağım sana bir gün bu dünyadan
Sen özgürlük için kanat çırparken
Söyle sevdiğim
Bende ki bu tutsaklık niye?
Takati tükendi artık şiirlerimin ve yüreğimin.
Duymak istersen son duamı
Nevruz çiçeklerinin
Göç mevsimini düşün sevdiğim.
Nevruz çiçeklerinin göç mevsimini.
Hüzünlükent Narin
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.