3
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
200
Okunma

Nasıl da silkelenerek bir uyanıştı bu
Sanki ta çocukluk düşlerimdi çalınmış
Oysa her şafakta coşkunca bir doğuştu
Anladım ki ruhum çokça örselenmiş
Tarihi belli olmayan bir zamanda yetim kalmış.
Niçinleri sorgulamaktan çok yoruldum
Nedenlerle yol almakla da boğuldum
Daha bir gün öncesinin acısı dururken
Zamana yenilgiymiş bu hayat akarken.
Renkli bilyelerin büyüsüne kapılmıştık
Uzunca bir süre hazzı kalır da sanmıştık
Şimdi ne tutacak bir anı ve de ses kaldı
Gün batarken gözlerim ufukta takıldı.
Bir ben değil, herkes mutlu olsundu
Onlarla beraber renkler coşkundu
Bir dağılış ki bu bitimsiz ve can da yakar
Her gün doğumunda ruha acı katar.
Sayki içimizdeki bu adım adım ölümler
Kazma ile her vurdukça günü sönümler
Mezara var mı gerek bilmem, bu minvalde
Diri diri ölmek denen buymuş bedeninde.
İçimizden birileri ve bir şeyler de yitiyor
Gelen gün kısmetten müjdeler vermiyor
Eldekilerin kıymetini kimseler de bilmiyor
Bir savrulmak ki bu anlatılmaz, derinleşiyor.
Kimsenin yüzünde neden kalmadı neşesi
Kimler getirdi bizi bu hale bu neyin diyeti
Yaşamak ayakta durmak değil, canlılıktı
Nefes alırken hissedilen neden mezarlıktı.
Kabir içinde olanla aramızdaki fark
Onlar kurtulmuş olanlar dönmez de çark
Oysa her dönende katmerli verilir dertler
Yeryüzünde bitiyor mu hadsiz namertler.
Her ne oluyorsa şu içte buluyor yankı
Kimseler bilmezler acıyla dönen çarkı
Bize inemezler de artık, vakit çok geç
Bıçak sırtıdır şu hayat incelir de incelir
Belki de kabirden önce ölmek de gerekir.
Bir umut ışığıyla sarılmak isteriz güne
Keşkelerin yankılanmasından çektik çile
Ya gür bir sesle varız demelidir silkinerek
Bu da tutmazsa yok oluştur son silinerek.
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.