0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
285
Okunma
AYAKTA GEZEN ÖLÜ
Bizler diri değiliz, ayakta gezen ölü;
İbretle çevrene bak nedir insanlığın hali?
Neden bilinçsizce dolaşırız meydanda?
Niçin kazançlı değiliz, her gün büyük ziyanda?
İnsanlar davasız, hem gayesiz hiç değil;
Dava benlik olmuş ,gaye dünyaya meyil.
Maddeperest olmuşuz, maneviyat yok bizde;
Her şey çığırından çıkmış, doğru bir şey yok bizde.
Taklidî iman mevcut, tahkikî iman nerede?
"Ben Müslümanım" sözü, kalmış sade dillerde.
İslam yontularak özü gitmiş, söz kalmış;
Nizam-ı hayat değil, vicdan işi sanılmış.
İslam vicdan işi değil, en güzel nizam-ı hayat;
Vicdan işiyse eğer, neden farz oldu cihat?
Hakk’ın katında İslam böyle değildir tabii;
Bizlere şuur versin kâinatın Sahibi. Amin...
Kıymetli kardeşlerim bu mısralar bir sitem değil, bir uyanış çağrısıdır. Etrafımıza bir bakın; nefes alıp veriyoruz ama ruhumuz ne durumda? Ben bu satırları yazarken aslında kendimize bir ayna tuttum. Bizler diri görünüyoruz ama davasını kaybetmiş, gayesi dünyaya meyletmiş ’ayakta gezen ölüler’ haline geldik. Meydanlarda telaşla koşturuyoruz, kazandığımızı sanıyoruz; oysa maneviyattan uzaklaştıkça her gün daha büyük bir ziyana uğruyoruz.
En acısı da şudur: İmanımız artık tahkikî (araştırıp idrak edilen) değil, taklidî (duyma ve alışkanlık) hale gelmiş. ’Müslümanım’ sözü dillerde bir alışkanlık olarak kalmış, İslam’ın o muazzam özü yontulup bir kenara atılmış. Oysa İslam, sadece vicdanlara hapsedilecek bir duygu değil; ticaret pazarından aile hayatına kadar her yeri tanzim eden bir Nizam-ı Hayat’tır. Eğer sadece vicdan işi olsaydı, Hak yolunda o çileli mücadeleler, o büyük cihatlar neden farz kılındı?
Benim feryadım, asıl olanı bırakıp gölgelerin peşinden koşmamızadır. Rabbimden niyazım, kâinatın gerçek sahibinin bizlere bir şuur vermesi ve bizi bu gaflet uykusundan uyandırmasıdır. Ölmeden evvel dirilmek ümidiyle..."
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.