0
Yorum
23
Beğeni
0,0
Puan
480
Okunma
gözlerimden avuçlarıma biriken nehirler uğurlarken seni
yolculukların dibi olmayan cebine doldurulmuş çakıl taşı
yalnızlığımızdı
bu sefer son diyen
elasına ihanet karışmış askerin matarasındaki
son damladı
ele vermemek için özündeki papatyaları
günbatımının kızılına saplanmıştın
ki en azılı suçluydu kendisi
dünya
gözüne bir hayvanat bahçesi kaçmış
ordular büyüttü
sırmalı
"bir gemi geçiyor yanımızdan ;
kırılmış kalp yüklü "
geminin ateşe vurulmuş korsanları
ortaçağın karanlık sularında
yitirilmişliğin
şimdiki zamanlarını kusuyordu
zaman
ahh zaman
zaman ilaçtı belki hep
belki dünyaydı iyileşmek istemeyen
alınterine ağır terimler yükleyerek
içini oydukça bulantıya saplanmış
kanatlarıyla çırpınışlar
devini ve masalını yitirmiş bir aşkın
"son akşam yemeğinde"
büyütüyorken yalnızlığı
içeri giren zaman...
zaman
ahh zaman
umutlarımızı vuran neşter
öldürmeye meyilli hekim
belki de sokakların dar geçitlerine sığınmış
ucu yanık düşünce
yüzün yüzüm
yüzünde gülücüğü eksiltilmiş aşklar...