0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
197
Okunma
Beyoğlu’nun arka sokaklarında
Tıka basa ağzına kadar dolu olan bir pavyon
Sahnedeki erkek sanatçı
Elindeki sazın teline ustaca vururken
Sesi çok derinden ve kederli geliyor
Arada da bir kadehinden bir yudum alıyor
Kısaca ortamda her şey adabı usulüne göre
İçeride rengârenk loş ışıkları altında aydınlanan masalar
Masalarda oturan her cinsten insan
Bir yandan buzlu rakılarını yudumlarken
Kimisi işin dalgasında
Kimisi birazdan yatağa atmayı düşündüğü kadını
Gözleriyle çoktan soymuş bile
Kimisi de söylenmekte olan türküye kendini kaptırıp
Başka bir âleme gitmiş
Ne de olsa buralarda
Kolay ve gayrimeşru yoldan kazanılan haram para
Bas bas paraları Leyla’ya, bir daha mı gelecen dünyaya
Denilerek, insanlar gibi kolayca harcanır
Aslında bu loş ışıkların altında kadın eti satılır
Kasap et, koyun can derdinde, misali
Burada konsomatris kadınlar para
Parayı basanlar da kadını nasıl yatağa atarımın derdinde
Olsalar da ısmarlanan içkilerle
Yüklü hesap geçirilen müşteriler
Zil zurna sarhoş olup elleri boş bir şekilde çıkar mekândan
Ya da bok kokulu otel odalarında
Sidik kokan yataklarda
Hayatında ilk defa gördüğü sarhoşların kollarında
Bozuk para gibi harcanarak sabahlardı, kadınlar
Her zaman da kazanan mekân sahibi olurdu
Ne de olsa burası pavyon
Ve burada kadın eti alınıp satılır…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.