8
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
367
Okunma

Her geçen an hüznün koynunda yaşanıyor
Estikçe rüzgârı hengâmelerin ağırlığı
Öyle de taşınamaz hal alıyor ki anlatılmaz
Düne baktıkça hep, neden yürek kanıyor.
Öne çıkması gerekenler kalmışlar gerilerde
Öznesi olması muhkem o sebepler nerede
Sen bilene sor içteki hicranın esamesini
Anlaşılamamış olduğumuzdandır bu terane.
Nasıl geçecek ki söz, duruş, davranış
İstersen alkışlık rol yap, sonu harcanış
Ve almaya açık değilse o, yorulma hiç
Ansızın yakalar seni cepheden bir yağış.
Doğruların ardında durmak ne de zormuş
Eminim binlercesi bu uğurda savrulmuş
Hataların telâfisini kolay sanmalar yok mu
Nasıl da götürdü yıllarımızı say ki kâbustu.
Aynı şeylere yapılıyorken vurgular,
Ve benzer şeylerle de yansırdı o duygular
Yine de bir katı bakışa takıldık her nedense
Bu sığ kafalardan yorulduk düştük derde.
Daha ilkokullu yıllarda çıktı önümüze duvar
Neymiş efendim, misal değil de örnekmiş
Kalıbı almış kafaya hiç değmemiş ki yorum
Ve geçelim bunları bağlanmış esaretine
Kendinden bir şeyler katabilmek, o nerede
Başkalarının ayakkabıları ile yürümek
Ve başkalarının gözlüğünü takmak gibi bu
Vay canına yandığımın kalıpçı tasavvuru
Bir gelişin artık, yeni cümleler de kurun
Aynı elbiselerle yıllarca yaşanır mıymış
Köhneleşmişsiniz artık temizlenin, durulun.
İnsanlar arasındaki anlaşmazlığın özünde
Hatta mesleki ve kişisel gelişimlerinde de
Nasıl anlaşamayız oyunu oynanıyor bilirim
Orta yolu bulmak için de yaşanıyor gerilim
Oysa kendince olup söylemek vardı ta ötede
Birlikte yaşam dediğimizin de özünde,
Anlatabilmek, anlaşabilmekti bütün mesele.
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.