5
Yorum
42
Beğeni
0,0
Puan
910
Okunma
susa(ya)rak özlüyorum seni
ve beni hissetme yeteneğine
sırılsıklam aşık oluyorum.
dudaklarınla, gözlerin
ve ellerinle
gelişi güzel pek çok şeyden ki
kelimelerin,
yüreğimi saran
demirden sarmaşık,
bir kılıcın kesemediği
çelik dalları hayatın…
üzerime üzerime geliyor
ve kalkıp gidiyor sonra
her şey ama her şey
kendisine dönüyor…
hep aynı yüze
aynı günaydınlar DÜŞüyor…
hep ötelenmiş o duyguların
intikamı…
üst dudağını zorlayan
nefes alışverişleri
ve kalabalıkların o en bilindik
üç kağıtları ki
yaşıyoruz bu iyi bir şey..
güzeliz kendi aynalarımızda
ve doruklarımızda o en bilindik
hallerimiz/terli..
seri bir katilin,
yürek burkan tövbesi.
ruhundan önce,
elbisesini soyan bedenlerin
kırılgan sözleri…
ıslatılarak dağıtılan o saçlar
ve özlem,
bütün sevdiğim tınıları
aynı anda
kulağıma dayamak gibi olsa
dayandığın ve yaktığın her şey
gözümün önünde.
/bir kül hanedanlığı gibi/
ben hiç yüzümü sAKlamadım
yüzünden..
sen ki sandığın günleri
telaşla biriktirirken
bekledim o ilk durakta.
bahsettiğin saatlerin dolmasını.
yokluğunda,
tenimi yakan güneşin altında...
bana,
Ferhat’tan bahsetsinler şimdi
veya Mecnundan…
hep gitmediğim yerlerden
döndüm sana/
dönerek geldim sana.
kaçarak ışıksız şehirlerden,
kentlerden ve ülkelerden
sınır kapılarından,
bütün durak ve köşelerinden
kıvrılarak hayatın
uyumak/sızın
sAklanarak önce
o bilindik şiirlerin altına
ay ışığı ve yıldızlarla.
gelip dokundum sana
harf harf/mısra mısra..
sesim çarpıyor omuzlarına
ki ben yüreğine dokunacağım,
yüreğinin
en karanlık yerlerine.
parmak uçlarım ıslanacak önce
tersten yazılmış
dip notlar düşeceğim
alt dudaklarına.
sen titreyerek uyanacaksın
bütün uykularından
sana düğümlenen yerlerimi
çözeceğim sonra
kokun kalacak
en derin yerlerinde ciğerlerimin
ki denizinde uyanıp,
dalgana çarpacağım
köpük köpük
deli bir nehrin
yatağında taşma isteği gibi
parçalı DÜŞüş halleri..
m. b.