3
Yorum
11
Beğeni
0,0
Puan
1288
Okunma
kelimelerin
tenine dokunma arzusu
ve sadakatinde rüzgarın
mum alevi ile kucaklaşması
eserek saçlarına ki
bir rüya bulmaya benzer bu
bebeklerinde gözlerinin...
yüreğinin odacıklarından
seyir halinde geçerken,
he-ce he-ce
düşlerinin renklerine çarpar
parmak uçların
ve sobelersin
ışıksız gölgelerini/içinde...
dokunup kışlarına
ve alabildiğine
uzun gecelerine/ter
teninde
gerçek ötesi kokular bulup,
uyanıp korkularına
kör edersin gözlerini.
lal/
derken.
geçip giden
mavi bir bulut olur sözler.
dilinde/elinde/teninde...
ve hiç önemlide değildir
bilmece değilse şayet/ses...
defterinin mavi sayfalarında
kelime oyunları oynarsın
körebe ki
bu oyun
bütün çağların
çelimsiz avuç içlerinde
biriken bu oyun
kuralsız ve tek bir kelime.
çıplak tabanları ile dokunuyor
toprağın ıslağına bir bir
izi sürülmüyor hiçbir işaretinin
nadas
kabuk bağlayan yaralardan akan
kan kadar sıcak ve kırmızı ki
seçilmiyor sureti yüzenin...
ölümü bile
yaşamadan öğrenemiyoruz
öl-me ama
yani gerçek bile olamıyoruz.
tümsek aynanın yansımasında.
silinmiş kelimelerinin boşluğunda
dokunuyor tenime sözlerin
bıçağın havaya saplanması gibi
acemi bir gösterişte...
soru/yorum;
dilinde eksilterek duaları
giderek tabansız
ve yarsız uçurumların kıyılarında,
kaç iklim geçirebilir bir insan
dişlerinin arasında
yazdan/kışa
ırmağının ötelerine
ıslak ve sırılsıklam
saç ve tut..
geriye doğru unutulmuş
anlar ve anılar
gök ve taşı
kırılması sonra bulut bulut susup,
ağız boşluşuğuna saklayıp hafleri
dudaklar kepeng
ve yer çekimi kadar ağır ki
duymuyor ve görmüyor olmak
bir jiletin keskinliğinde üç maymun
s-ona
omuzlarından sarkan
saçaklardan
ve kıvrımından saçlarının
tenine değmemiş
parmak uçlarından
asasından denizi yaran
tabutsuz, kefensiz ve salasız
mağaralara saklanmış
söylenmemiş ve yazılmamış
sözlerden biriktiriyorum
sana yazmak için
sana/seni yazmak için
boğulmak için/İÇİM...
m.b.