Okuduğunuz
şiir
14.4.2024 tarihinde günün şiiri olarak seçilmiştir.
Belki de
bir şiir başlangıcıdır o Tutup insana olmayacak hayaller kurduran Öylesine bir şiir başlangıcı, öylesine garip
Toprağa düşüveren gelincikmiş mesela Üstünde en kadınlı elbise Karşısında topal dilenci oluveriyormuş zaman Öylece duruyormuş
Ne yapsan, birden beliriyormuş Tutup yaz günü kardan adam yaptırıyormuş mesela Bahar bayramına dönüyormuş ortalık Dökülürken kuru yapraklar, kışı yaşıyormuşsun
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
bir şiirin başlangıç ve bitiş çizgisi arasındaki süreçler o şiirin etki alanının ne derecede çekici ya da itici olduğunu gösteren unsurlarla doludur.
imgelemelerin orjinalitesi ve kalitesi.. imaj zenginliği .. izlenimlerin okur dünyasında resimsel bir değere kavuşması şiiri ve şairinin ismini layık olduğu makamda ağırlatmış unsurlar olarak tescillendiği görmek hiç de zor değil.
doğal olarak da kendinizi birden o hayalin içinde buluyorsunuz. şiirin sizde bıraktığı izlenimler , şairinin şiir yazmanın da ötesinde tutkulu bir uğraşı ürünü olduğu gerçeğini kavramış oluyorsunuz.. şiire olan ilgiyi en üst seviyeye taşıyan söylem çeşitliliği şiirin genel görünüşünü ve imajını daha da bir cazibeli hale getiriyor..
insanı şiir yazmaya iten o güdü ya da duygusal boşalımı her ne ise, anlatıya dönüştüğünde , alışılagelmiş dünyanın dışında kelimelere bürünüp bir kez daha şiir olası geliyor insanın.
''yaşamak= yazmak''
sonuç itibariyle iz bırakan bir şiir. eyvallah sayın olricx.
ZAMAN İÇİNDE KÖR TOPAL!.. “Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?” sorusu sorulduğunda cevabınız ne olurdu? Ben önceleri çok gezmek isteyen ama bunu değişik sebeplerden dolayı başaramayan, ancak çok okuyan biriyim. Hâlâ okumaya devam ediyorum. 15 seneye yakındır da şiirle adeta iç içeyim. Önce “Olricx” mahlaslı zat-ı muhteremi ben de “hörmetlerimle ):” kutluyorum. . Çok okumak ve değerlendirmek… Kimi zaman insanları kırdı, kimi zaman duyguları aydınlattı, kimiz zaman esrarengizlikleri âyân eyledi. Bu yüzden mütereddit davranır oldum bazen. Yazsam mı, yazmasam mı? Biliyorum, illa “yaz” veya “yazma” diye beni zorlayan yok. İrade benim. Ancak muhatap şair, yazar. . Önce neden “Olricx”? İncirler de çiçek açar, ıhlamurlar da… Bizim edebiyatımızda özellikle halk edebiyatımızda üçlemeler, dörtlemeler, cinaslı maniler yani beşlemeler, altılamalar da vardır. Beyitler, bentler, kıtalar, murabbalar, müseddesler… Var da var… Haikulara, sonelere, sonatlara veya başka tarzlara sıra sonra gelir. Eleştiri konusu bu mu? Hayır elbette. Serbest şiir tarzı Servet-i Fünuncularla denenmeye başlanmış, Yenicilerle yerleşmiş yüz yılı aşkındır var olan bir tarz. Eskilerin “mazmun” dedikleri kalıpları kırma anlayışı dünden beri olagelen bir anlayış. … “Şiir gibi kadın” veya “dolu dolu kadın” yahut “tam kadın” deriz. Her haliyle olması gereken, hayal edilen kadını anlatmaya çalışırız. “Şiir gibi kadın” çok güzel. “Gelincik” yani nazenin, endamlı, zarif, nazik, kibar, işveli, cilveli… Gelincik gibi hassas, kırılgan, dokunsan düşecek misali… “Üstünde en kadınsı elbise”!.. Şeffaf mı, renkli mi, hafif mi, dokunulursa düşecek incelikte mi? Farklı ve özgün bir tasvir… Eleştirilecek yanı var mı? Belki de takdire şâyân yanı var. . “Zamana topal dilenci” deyivermek… Gelincik tamam, nesnel. Zaman öznel… Yani zaman “özne” değil, öznel… “Ben zamanın içindeyim, zaman benim içimde” yahut “ne zamanın içindeyim, ne dışında”… Zaman nerede, o zaman? Gelincik duruşlu, gelincik gülüşlü bir güzele şiir gibi içten seslenmek ve gerekirse tek ayak üzere, temenna ile ona referans ederken gamzeleri ok eyleyip gönlüne girmek… Buna da gören göz, anlayan gönül lâzım değil mi? Samanlık seyran, kışlar bahar oluverir… Aşığın gönlünde nice kelebekler uçuşur, nice pervaneler yanıp tutuşur. Yanmak bile bayram olurmuş maşuk için, âşığa… Aşk… Çocuksu bir rüya, çocuksu bir hayal ve dahi çocuksu bir âlem… Gözlerini kapatsa da, “Leyla” Mecnun’a hep Leyla… Hayal edilse de, aşk gelincik güzelliğinde nadir ve enfes bir çiçek. Aynen işte böyle oluyormuş meğer… … Şiiri oldukça beğendim. Takıntılarımı boş verin gitsin. İfadeler güzel, benzetmeler ve tasvirler güzel ve özgün. Ozanca olsaydı, ozanlık geleneğince mahlas kullanılırdı. Şairce olunca “Olricx” oluyormuş belki de… . Sürç-i Lisanımız hoş karşılana. Bazen böyle takılarak şiirin içinde, zaman makinesiyle kör, topal dolaşıyoruz işte. Nice şiirlere… Saygı ve selamlarımla…
"Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?" sorusu bir arkadaşım tarafından bana sorulduğunda, "Neden nitelikli gezmeyle nitelikli okumayı birleştirmiyoruz" demiştim. Tatmin olmamıştı, "Ben sana, çok gezen mi bilir, çok okuyan mı, diye soruyorum." demişti. Bu kez de, gezen kim, okuyan kim, bu eylemlerin niteliği ne gibi sorular sormuştum. Sonunda bana oldukça kızmıştı.
Olricx ismi de böyle bir düşünceden çıktı. Kalp ile aklı birleştirebileceğim bir isim lazımdı; biranda aklıma olric'e x eklemek geldi. Sonradan değiştirmek üzere kullanmaya başlamıştım. Değiştirmedim. (Burada olricx'den önce, 8 sene gerçek ismimi de kullandım)
Bu şiirle de, yuva kurup çoluk çocuğa karışma isteğini işledim. (Okuyucu farklı açılardan bakabilir, yorumlayabilir tabii ki.)
"Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?" sorusu bir arkadaşım tarafından bana sorulduğunda, "Neden nitelikli gezmeyle nitelikli okumayı birleştirmiyoruz" demiştim. Tatmin olmamıştı, "Ben sana, çok gezen mi bilir, çok okuyan mı, diye soruyorum." demişti. Bu kez de, gezen kim, okuyan kim, bu eylemlerin niteliği ne gibi sorular sormuştum. Sonunda bana oldukça kızmıştı.
Olricx ismi de böyle bir düşünceden çıktı. Kalp ile aklı birleştirebileceğim bir isim lazımdı; biranda aklıma olric'e x eklemek geldi. Sonradan değiştirmek üzere kullanmaya başlamıştım. Değiştirmedim. (Burada olricx'den önce, 8 sene gerçek ismimi de kullandım)
Bu şiirle de, yuva kurup çoluk çocuğa karışma isteğini işledim. (Okuyucu farklı açılardan bakabilir, yorumlayabilir tabii ki.)
Bu şiir, gelinciklerin toprağa düşmesi, kardan adam yapma isteği gibi anlamlarla örülü bir şekilde anlatılıyor. Şiirde, aniden beliren ve duyulan şeylerin etkisiyle insanın iç dünyasına dalması anlatılıyor. Geceyi üzerine çekip, gözlerin çocuklardan bir ülke gibi olmasıyla sona eriyor.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.