6
Yorum
25
Beğeni
0,0
Puan
269
Okunma
Zamanın kapı aralığından sızıyor kelimeler
Ve ışık kendini arayan bir sürgün gibi düşüyor içimize
Biz ise hâlâ kuyularımızın sisinde arıyoruz onu
Gümüş tozuyla süslemişler geceyi
Ona gelinlik giydirmişler
Benim yarınsız hayvanlarım
Cennette ve cehennemle öldürüyorlar onları
Neden susuyorsunuz
Canların boşluğunda sürüyor bekleyişimiz
Heybelerde haybeden kayboluşlarla
Hafızanın kırılgan merdivenlerine tırmanıyoruz
Her yükte bir titreme, eşikte bir tınlama
Duyulacak belki
Belki gülmeyi bilmeyen o ses
Görünecek yine
Ve biz yine
Hoşça kal diyeceğiz