5
Yorum
17
Beğeni
0,0
Puan
1149
Okunma

dindirmiyor hasretin çığlıklarını
annemin yeşil sandığına sakladığım pembe hayaller
dolu dizgin yalnızlık geçiyor içimden
tren raylarının
kesip kesip öldüremediği
vagonlardan el sallayan hep ben
yedi yerinden
yetmiş kez bıçaklanan
canım yanıyor
canım
dalga dalga hüzün yayılıyor hücrelerime
tek tek sigara izmaritlerini söndürüyor ciğerlerim
zıkkımlandığım çaresizliğe doymuyor kaderim
kırk bir kere tütsülediğim
kırık dökük yüreğimle
tutunuyorum yine yarı tutsak cümlelere
ağır aksak kelimeler
ele veriyor kimsesizliğimi
bembeyaz umutlarım kan revan içinde
askıya ekmek asanların merhameti saçılsa
keşke tüm evrene
karanfil bırakılan mezarlıklar vaktinden önce kazılmasa
esir düşmesek biolojik ve psikolojik savaşlara
kaburgalarımdaki miadını doldurmayan hüzünle
daha fazla yitip gitmeden ruhum
mavilediğim gözlerimi sımsıkı kapatıyorum
gerçek pollyanna masalını anlatıyor yazgım
ahhh aşk farzet
kuzine sobasının sıcaklığı
işlemiş taaa içerilermize
.
.
.
her şeye rağmen başlıyor turkuaz hikâyem
sek sek oynuyor çocukluğum
gemi güvertelerinde dans ediyor mutluluğum
kardeşimin avuç içlerinde rengârenk misketler
abim alengirli sapanına dokunmuyor
seviniyorum
her kuşun canı içinde kalmalı
her yuvanın da kırılmamış camı olmalı
her insanın da başını koyup yaslayacağı limanı
gerisi teferruat
aslında
ölümsüz kelebekler doğurmak isterdim size
anne şefkâtli ellerimle dünyanın bütün çocuklarının başını okşamak
sonra ...
üç vakte kadar
yazamadığım bütün şiirleri alnından kırk bir kez öpüp
güpgüzel hatırlanmak
nagihan
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.